İşeyen Adam! :)

Adam geç saatte zil zurna sarhoş eve geldi. Karısı uyuyordu. Tuvalet ihtiyacını giderdikten sonra karısının yanına geldi ve kadını uyandırdı.

– Karıcığım…

– Ne var ?

– Sen ne mükemmel bir kadınsın be, birtanesin.

– Ne oldu gene ?

– Ne olacak tuvaletimize o otomatik lambayı ne zaman taktırdın ?

Harika olmuş.

– Ne diyorsun sen ne lambası ?

– Valla ne bileyim hayatım, tuvaletin kapısını açınca ışık yanıyor kapatınca sönüyor.

Bunu duyan kadın öfkeyle yerinden fırladı :

– Allah belanı versin pis sarhoş yinemi buzdolabına işedin!!!

Minare

Mimar Sinan, Selimiye Cami karşısında oynayan çocukların yanından geçerken küçük bir çocuğun arkadaşına:

“Şu minare eğri yapılmış..” dediğini duymuş.

Mimar Sinan hemen küçük çocuğa: “Göster bakalım hangi minare eğri olmuş” deyince, Küçük çocuk eliyle işaret ederek “Şu sağ taraftaki minare eğri” diye göstermiş.

Koca Sinan ustalara: “Bize bir halat getirin..” demiş. İşçiler halatı getirerek bir ucunu minareye bağlamışlar.

Koca Sinan küçük çocuğu yanına çağırmış ve “İşçiler şimdi halatı çekerek minareyi düzeltecekler. Minare düzelince sen tamam diyerek bizleri uyar..” demiş..

İşçiler halatı çekmeye başlamışlar ve biraz sonra küçük çocuk haykırmış: “Tamaaam düzeldiii..”

Koca Sinan çocuğa: “Şimdi tamamen düzeldi mi?” diye sorunca, çocuk: “Evet düzeldi, şimdi daha güzel oldu, bak..” diye cevap vermiş.

Ustalar bu olanlara anlam veremeyince

mimarbaşımız, sen herkesten iyi biliyorsun ki, minarede eğrilik falan yok O halde niçin düzeltmeye kalkıştın?

Mimar Sinan ustalara dönerek şöyle demiş:

“Bu küçük çocuğun kafasındaki minarenin eğriliğini düzeltmeseydik, çocuk caminin yanından her geçerken güzelliğini görmezdi, kafasındaki minare eğriyken.. Önlem alınmazsa, dedikodular aslı astarı olmasa bile iz bırakırlar.. Böylece caminin adı da eğri minareli cami olarak yayılırdı..”

Mimar Sinan’ın cevabı inceliğin, anlayışın, hoşgörünün simgesi idi:

Alıntı..

Kamyonun arkasına yazdıkları yazıyla ödül aldılar!

Türk toplumu yaptığı her işte, attığı her adımda genetik ve kültürel kodlarını yansıtmadan edemez. Hele bir de konu karakteristik özellikleriyle tüm mesleklerden ayrılan kamyon şoförlerine gelince, bizim kodlar kripteks halini alır.

İşin özü aslında her bir kamyon arkası yazısının kendi içinde esaslı bir hikayeye sahip olması. Ha bir de gerçekten komik olanları var ki fren basmayı unutturabilir.















Hem göbek yağlarınızdan kurtulun, hem de diyabetten…

Diyаbet Belirtilerini Sаdece 5 gün İçerisinde Ortаdаn Kaldırmanın Yolu! Hemde her evde bulunаn bаsit iki malzеmеylе! Pankrеasın yeterli insulin ürеtеmеmеsi veyа vücudun ürеttiği insülini еtkili bir şekilde kullanamaması sonucu oluşаn kronik ve insülin üreten hücrеlеrin аzаlmаsı ilе dеvam еdеn bir hаstаlıktır. İki temel diyabet türü vаrdır.

Diyаbet Belirtilerini Sаdece 5 gün İçerisinde Ortаdаn Kaldırmanın Yolu! Hemde her evde bulunаn bаsit iki malzеmеylе! Pankrеasın yeterli insulin ürеtеmеmеsi veyа vücudun ürеttiği insülini еtkili bir şekilde kullanamaması sonucu oluşаn kronik ve insülin üreten hücrеlеrin аzаlmаsı ilе dеvam еdеn bir hаstаlıktır. İki temel diyabet türü vаrdır

Tip 1 – pankrеas insülini üretmez

Tip 2 – pаnkreаsın yеtеrli miktаrdа insülin ürеtmеdiği veya vücudun ürettiği insülini etkili şekilde kullanamaz.

Diyabetin nedeni tam olаrаk bilinememekle birliktе; genetik, оbezite, diyеt veya еgzеrsiz eksikliği tip 2 diyаbetin ilеrlеmеsindе önemli rоl oynаyаbilir.

Diyabеtin belirtileri nеlеrdir?

Aşırı susuzluk

Sık idrara çıkmа

Bulanık görüş

Aşırı açlık

Artmış yоrgunluk

Alışılmаdık kilo kаybı

Hаzırlаnılışı : Tаrçın ve kаrаnfilleri şişelenmiş suyun içinе kоyun ve buz dolabında 4 5 gün kadar bekletin.

Sоnra karışımı süzün vе suyunu hеr sabah boş mideye yarım bardak tüketin. Bu ilаcı 4 gün kullаnmаnız yeterlidir ardından yenisini yapın. Üç şişe kullandıktan sonrа 15 gün аrа verin. Bu şеkеr hastalığına tаmаmen doğаl bir çarеdir. Pаrаnızı kurtaracak vе sаdece beş gün içinde bu korkunç hastalığın etkilerinin ortаdаn kaldırılmasına yardımcı olacaktır! Lütfen ihtiyacı olan biri olаbilir о yüzdеn bir kez paylaşalım.

Sicili bozulmasın

Yolda Trafik Kontrolü Yapan İki Kafadar Trafik Polisi Karşıdan Bir Eşek Üstünde İhtiyar Bir Köylünün Geldiğini Görürler

-Şununla Biraz Kafa Bulalım Eğlenelim Derler. İhtiyar Yanlarına Gelince

-Dur Bakalım Amca

Adam Çaresiz Durur

-Ehliyetin Varmı

Adam Gayet Sakin Ve Ciddi

-Ne Ehliyeti Memur Bey Oglum Bu Eşek

-Olmaz Amca Artık Eşek Sürmek İçinde Ehliyet Alman Lazım Peki Ruhsatın Varmı

-Yapmayın Evladım Eşeğin Ruhsatı Olurmu

-Olmazmı Amca Artık Eşeklerin Ruhsatsız Tarlaya Dahi Gitmesi Yasak

Bi Taraftanda Hissettirmeden Kıkır Kıkır Gülüp Eğlenmektedirler Memurun Birisi Eşegin Arkasına Bakar

-Bunun Plakasıda Yok

-Etmeyin Oglum Hiç Eşege Plaka Olurmu

-Olmazmı Amca Yeni Çıkan Yasaya Göre Şart Cezasıda Çok Ağır Allah Bilir Sende Zincir Takoz Çekme Halatı Stepne Kriko Falanda Yoktur. Adam Dalga Gecildigini Anlar Ama Hiç Bozuntuya Vermez

-Yok Der

-Amca Kusura Bakma Ama Ceza Yazmak Zorundayız

Adam Çaresiz

-Yaz Oglum Yaz Der

-Amca Sana Yazarsak 5 Lira Eşege Yazarsak 10 Lira Ceza Yazacagız Hanginize Yazalım

Adam Biraz Düşünür

-Bana Yazın Der

-Yapma Be Amca Bak Eşege Yazarsak 5 Lira Karın Oluyo

-Yok Siz Genede Bana Yazın Der

-Neden Eşege Yazdırmıyorsun Amca Deyince Adam Cevabı Yapıştırır

-Onun Sicili Bozulmasın Büyüyünce Trafik Polisi Olacak

İnanılmaz o anları böyle görüntüledi!

Fotoğrafçı Piet Heymans Afrika doğal parklarından birinde uzunluğu 5 metreye kadar çıkan, kemirgen, kertenkele, leş ve yılanla beslenen bir kobra yılanının av sahnesine şahit oldu…

Heyman Bir cobra yılanının su birikintilerinin içinde yakaladığı başka bir yılanı yutma anlarını işte böyle görüntüledi…Tam 52 dakika sonra ise avlanan yılandan geriye hiçbir şey kalmadı.
Tam 52 dakika sonra ise avlanan yılandan geriye hiçbir şey kalmadı.
Güney Afrika’da doğa fotoğrafları çeken Marc Lindsay Rea, müthiş bir anı görüntülemeyi başardı..
Bir ağaçta sessizce dinlenen genç piton, hemen önüne konan kuşu avladı.
Dala kamufle olan pitonu farkedemeyen kuş, bu hatasının kurbanı oldu.
Yakaladığı kuşu sıkıca saran piton boğarak öldürdü.
Vahşi doğanın ölümcül hayvanlarından olan pitonun bu seferki avı çok farklıydı…
Yakaladığı timsahla bir müddet boğuşan piton onu mideye indirmek için epey uğraştı.
Büyük kavga sonucu ölen timsahı tek lokmada yuttu.
Fotoğrafçı Louise Kean tarafından Avustralya’da çekilen bu karelerde 1.5 metrelik bir pitonunavını öldürmek için yapamayacağı şeyin olmadığını açıkça görebiliyoruz…
Dev yarasayı yakaladığı gibi etrafını çevreleyen piton onu midesine indirmek için tam 6 saat uğraştı…
6 saatin sonunda avını tam olarak yutan yılanın o görüntüleri Kean’ın objektifine işte böyle yansıdı.

Sivilcelerden bu maskeyle kurtulun

Cildinizdeki sivilceler için nelerden korunmalısınız biliyor musunuz? İşte sivilcelerden kurtulmak için öneriler ve maskeler…
Sivilceler sanılanın aksine daha çok erkeklerde görülür. Cilt gözeneklerinde ve çoğunlukla ergenlik döneminde oluşurlar. Testesteron gibi hormonların foliküler kanaldaki hücreleri keratin üretmeleri için uyarması sonucu, keratin fazla üretildiğinde, cilt gözeneklerini kapayabilir.

Kızlarda da ergenlik döneminde yine testeron hormonu düzeylerinin artması onları bu duruma yatkın hale getirir. Tamamen doğal bir tedavi yöntemi olan biorezonans ile sivilce tedavisinde başarılı sonuçlar alınabiliyor…

Sivilcenin başlangıcı testesteron düzeyindeki artışı gösterirken, şiddeti ve ilerleyişi hormonal etkenler, keratin üreten hücreler sebun ve bakteriler arasındaki karmaşık etkileşimler tarafından belirleniyor. Bu sebun kanalı (folikül kanalının) kapanmasıyla bu kanalın arkasında enfeksiyon oluşuyor. Bunu ‘Coryno Bacterium Acnes’ denen bir bakteri yapar. Sivilcelerin kırmızılığı bu bakteri yüzündendir.

Antibiyotik kullanımı fazla olursa, bu bakteri yok edilse bile bu sefer ‘Candida Albinans’ oluşumu artıyor. Sivilce tedavisinde beslenmede anahtar olarak şeker, trans yağ asitleri, süt, kızartmalar ve iyottan korunmayı öneriyorum. Beslenmeye eklenecek anahtar besinler ise; krom, A vitamini, E vitamini, selenyum ve çinko.

Çay ağacı yağı ya da azelaik asit ile lokal tedavi, benzoil peroksit ile benzerlik gösterir ve yan etkisi yoktur. Akneye doğal yöntemlerle yaklaşım, öncelikli olarak hormonal ve lokal işlemlerdir. Ayrıca şunlar da dikkate alınabilir:

1.Akneye sebep olacak anabolik steroidler, kortiko steroidler, doğum kontrol hapları, progesteron, iyodid ve bravid içeren ilaçlar gibi tıbbi tedavilerden korunun.
2.Mekanik yağlara maruz kalmayın.
3.Yağlı kremler ya da kozmetik ürünleri kullanmayın.
4.Yastık kılıflarını renk ve koku içermeyen deterjanlarda yıkayın.
5.Yüzünüzü günde en az iki defa yıkayarak fazla yağı temizleyin.
6.Besin destekleri olarak günde 200-400 mg krom, günlük 2500 iu kadar A vitamini (hamilelerde 5000 iu), günlük 400 iu E vitamini, günlük 200 mg selenyum, günlük 45-60 mg çinko, günde 3 defa 25 mg B6 vitamini alınabilir.

Mevcut sivilceleri ortadan kaldırmak için yapılabilecekler:
*1 yemek kaşığı bal, 1 yemek kaşığı çavdar (yulaf veya buğday) unu, 1 çay kaşığı papatya tozu iyice karıştırılır. İçine yumurta sarısı ilave edilir. Karışım yüz papatya çayı yıkandıktan sonra yüze sürülür. Yaklaşık 1 saat kaldıktan sonra yüz yine sıcak papatya çayı ile temizlenir. Günde iki defa yapılır. İyileştikten sonra 10 gün daha küre devam edilmelidir.

*25 gram kuru meyve kabuğu elma, 25 gr Gül suyu, 5-6 gram kıyılmış kuru elma kabuğuna 150 ml kaynar su eklenir. 10-12 dakika demlenir ve süzülür. Çay ılıdıktan sonra içine 15 ml gül suyu konur. Günde 1-3 fincan içilir.

*50 gram çiçek papatya, 25 gram kuru çiçek yaprağı gül, 50 ml gül suyu, 10 ml çekirdek özü Altıntop, 15 gram papatya çiçeği ile 10 gram kuru gül karıştırılıp 500 ml kaynar su ilave edilir.
10 dakika demlenip, süzülür, 2-3 kez yapılır.
Yumuşayan deri döküntüleri temizlendikten sonra gül suyu ile silinir.
Sonrasında altıntop özü sürülerek tedavi tamamlanır. (Bu tedavi 2 no.lu tedavi ile yapılırsa daha iyi olur)

*50 gram toz yoğurt otu çıban temizlendikten sonra günde 2 defa çıbana sürülür veya bağlanır.

*50 ml su yoğurt otu, su egzama veya sivilcenin üzerine sürülür ve kurumaya bırakılır. Günde bir kaç kez tekrarlanır.

Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/sivilcelerden-bu-maskeyle-kurtulun-pembenar-detay-ciltbakimi-2377910/

Papağan

Bir kadın papağan almak istiyormuş.

Gitmiş pazardan almış ama satıcı demiş ki;

-“Abla yalnız bu papağan genelevde yetişmiş ağzı çok bozuk, almak istiyor musun?”

Kadın evet diyerek almış.

Eve gitmiş.

– Papağan “Ooo yeni mekan, yeni patron” demiş.

Kadın aldırmamış. Kadının 2 kızı gelmiş eve.

– Papağan “Ooo yeni mekan, yeni patron, yeni kızlar” demiş.

Kadın biraz bozulmuş.

Daha sonra kocası eve gelmiş.

Papağan;

– “Ooo yeni mekan, yeni patron, yeni kızlar, değişmeyen eski müşteri hoş geldin Mehmet abi.”

İlginç Yaratık Dünyayı Birbirine Kattı

Sosyal medyada günlerce yarı insana, yarı kediye benzeyen canlı uzun süre tartışıldı. Geçtiğimiz gün internette hızla yayılan bu fotoğraf sosyal medyayı salladı.
Bebek mi, yavru kedi mi? İlginç canlı bakın ne çıktı…

Malezya’nın Penang bölgesinde insan başlı ve kedi gövdeli bir yaratığın bulunduğu iddia edildi. Bir kesim bu fotoğrafların gerçek olabileceğini savunurken, diğer kesim de

Photoshop olduğunu söyledi. Ancak polisler, fotoğrafların gerçek olmadığını ve insan yüzlü kedinin silikon bebek olduğunu bildirdi.Evrim Ağacı olarak (ve genel olarak Evrim ile ilgilenen her insanın sıklıkla karşılaştığı gibi), aralıklarla başlıktaki soruyu almaktayız. Bu soru, açık bir şekilde, Evrimsel Biyoloji’nin anlaşılmamasından, kulaktan dolma bilgilere dayandırılmasından ve çarpıtılmasından kaynaklanmaktadır.
Biz de, okurlarımızdan bazılarına verdiğimiz cevaplardan derlediğimiz bu yazıyı, geleceğe yönelik bir referans olarak sizlere sunuyoruz.

Kimlikte yeni dönem! Artık çocuğunuza isim koyarken bunu yapamayacaksınız…

Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile çocuğa konulan isim, 3 adı geçmemek üzere ve kısaltma yapılmadan yazılacak. Doğum bildirimi sözlü beyanla da yapılacak.

Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek, yasalaştı. Yasayla birlikte doğum bildirimi ve çocuğa konulan isimlerde de yeni düzenlemeler yapıldı. Doğum bildirimi sözlü beyanla da yapılacak. Çocuğa konulan isim, 3 adı geçmemek üzere ve kısaltma yapılmadan yazılacak.

Sağlık personelinin takibi dışında doğan çocukların doğum bildirimi nüfus müdürlüklerine sözlü beyanla yapılacak. Her sözlü beyanda mülki idare amirinin emri ile aile hekimlerince beyanların doğruluğunun araştırılması zorunlu olacak. Doğum bildirimi, veli, vasi, kayyım, bunların bulunmaması halinde çocuğun büyükanne, büyükbaba veya ergin kardeşleri ya da çocuğu yanında bulunduranlar tarafından yapılacak.

Kimlikte yeni dönem… İsim vermeye yeni kural

Çocuğa konulan isim, 3 adı geçmemek üzere ve kısaltma yapılmadan yazılacak.

Yurt dışındaki doğum bildirimleri, yabancı makamlardan alınan resmi belge veya raporun dış temsilciliğe verilmesi ile yapılacak. Doğum bildiriminin dış temsilciliğe bizzat yapılamaması halinde, yabancı makamlardan alınan resmi belge veya rapor ile çocuğa konulan adın belirtildiği dilekçenin, ana ve babanın kimlik bilgilerini gösteren belgelerle dış temsilciliğe gönderilmesi suretiyle de yapılabilecek.

Ölü doğan çocuklar aile kütüğüne yazılmayacak. Bir doğumda birden ziyade doğan çocuklar doğuş sırasıyla yazılacak.

Ağzımıza Sürdüğümüz Tehlike: Florür

1930 yıllarında florür Alman kimyagerler tarafından nüfusun azaltılmasında ve kadınlar için kısırlık deneylerinde kullanılmış sonucunda deney yapılan esirler de beyin hasarı oluştuğu gözlemlenmiştir. Ruslar ise florürün yatıştırıcı özelliğini biliyor ve sularına bir miktar florür katıyorlardı. Fakat sürekli kullanıldığında bireyin beyin gücünü azaltıcı etkisi olduğunu kanıtlamışlardır.

Sağlıklı bir birey vücuduna her gün aldığı florürün %50-60’ını idrar yoluyla dışarı atmaktadır. Geri kalanı ise kemiklerde ve beyinde birikmektedir. Bebek ve çocuklar ise yalnızca flörürün %20 sini atabilmektedir. Kemiklerde biriken flörür hayat boyu artış göstermektedir.

Amerika’da yapılan deneylerde yüksek dozlarda flörürün erkek üreme organlarına hasar verdiği ve kısırlığa yol açtığı gözlemlenmiştir.

Şebeke suyunda 3mg/lt ve daha fazla flörür bulunan yerlerde doğurganlık oranlarının düştüğü gözlemlenmiştir.

Flörürün merkezi sinir sistemi için zararlı olduğunu kanıtlayan bir çok araştırma mevcuttur. Beyinde biriken florür davranış değişikliklerine ve uzun vadede alzheimer hastalığına yol açmaktadır.

Çin, Hindistan, İran ve Meksika’da yapılan araştırmalarda içme suyunda ki 1mg/lt flörür artışının 0,59 IQ puanı kaybına yol açtığı bulunmuştur.

Flörür pineal bezini olumsuz etkiler. Bu bez büyüme ve ergenlik süreçlerinden sorumludur. Flörürün çok kullanıldığı bölgelerde kızların adet görme yaşının daha erken olduğu tespit edilmiştir.

Flörür tiroid bezini de olumsuz etkiler. Ukrayna’da yapılan araştırmada 2,3 ml/lt düzeyinde flörürün tiroid hormonunda azalmaya yol açtığı belirlenmiştir.

Flörürün kemiklerde birikmesiyle sketal florosiz denilen romatizmaya benzer hastalığa yol açar. Romatizmaya benzer olması sebebiyle erken teşhis konulmasında güçlük yaşanmaktadır. Flörürün kesilmesiyle tedavi edilebilecek olan hastalık uzun yıllar tedavi edilmeye bilmektedir.

İçme suyuna flörür katılan bölgelerde çocuk nüfusunda görülen kemik ve kemik bağlantılı rahatsızlıklarda iki kat artış kaydedilmiştir.

Meksika’da yapılan bir araştırmada yalnızca diş macununda bulunan florürle çocuk kemik kırılmaları arasında bir bağlantı olduğu ortaya konulmuştur.

 

Vücuttaki zehri yok eden tek besin o çıktı!

Vücutta biriken ağır metaller, zehirli bileşikler, radyasyon ve kullanılan ilaçların oluşturduğu toksinlere karşı etkin şekilde koruyor..

Mevsimsel hastalıklara karşı vücuda güç veren tahin, pekmez ile karıştırılıp yenildiğinde sadece kan yapmakla kalmıyor, vücuttaki zehri de yok ediyor….

Tahin nasıl yapılır? Tahin susamın ezilerek ve çeşitli işlemlerden geçirilerek yağ gibi akıcı bir kıvama gelmiş şeklidir.
E, C ve B vitaminleri bakımından çok zengindir.

Hücre yapısının bozulmasını önler.

İdrar sökücü etkisi vardır.

Yaraların iyileşmesini çabuklaştırır.

Kansere karşı korur.

Damar sertliği ve damar tıkanıklığını önler.

Bağışıklık sistemini güçlendirir.

Cildi güzelleştirir.

Göz sağlığı için hayati önem taşır.

Vücudu Toksinlerden Arındırır…

Vücutta biriken ağır metaller, zehirli bileşikler, radyasyon ve kullanılan ilaçların oluşturduğu toksinlere karşı etkin şekilde koruma sağlar.

Çağın Hastalığı Alzheimer’a Karşı Bol Bol Tahin Tüketin…
Yaşlılıkta oluşabilecek hafıza kayıplarının yani çağın hastalığı Alzheimer’a karşı olumlu etkisi kanıtlanmıştır.

Tahinin içeriğinde bol miktarda bulunan E vitamini sayesinde çok güçlü bir antioksidan kaynağı olarak gösterilir. Tahin vücuda enerji verir. 2 çorba kaşığı tahinde ortalama yarım kilo biftek teki kadar protein bulunur.

Kendine has özel ve güzel bir kokusu olan tahin, su ile temas etmedikçe uzun süre bozulmadan muhafaza edilir.

Safra taşlarının düşürülmesinde, nefes darlığı ve bronşite faydalı olduğu bilinmektedir.

Tahinin anne sütünü arıtıcı özelliği vardır.

Çocuklardaki zeka ve beyin gelişimini olumlu yönde etkiler.

Kemik gelişimine karşı faydalıdır.

TAHİN PEKMEZ KARIŞIMI BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRİR…
Pek çoğumuza tek başına tadı güzel gelmese de, pekmezle karıştırılarak tüketildiğinde hem daha lezzetli hem de daha faydalı bir hal alır. Pekmez tahin karışımı kişiye sadece enerji vermekle kalmaz, önemli derecede kan yapar, soğuk kış günlerinde üşümeyi önler, bedeni sıcak tutar. Mümkünse her gün kahvaltımızda kendimiz için ve çocuklarımız için tahin pekmez karışımını eksik etmeyelim.

Aylık 9 bin TL maaşla işçi arıyor! Ama o işe eleman bulamıyor…

Türkiye’de en fazla kestane üretiminin yapıldığı Aydın’da hasat sezonu başladı. Ağaçların yüksek olması nedeniyle işçiliğin oldukça riskli olduğu kestane bahçelerinde kestane çırpıcılarına günlük 250 TL yevmiye verilmesine rağmen üreticiler çalışacak işçi bulmamaktan dertli.

Geçen yıl 180-200 TL arasında değişen yevmiye fiyatlarının bu yıl 25-300 TL olduğunu belirten Eğrikavak Mahallesi Muhtarı Muhsin Kıyar, “Şu günlerde deyim yerindeyse ‘Çamurdan adam’ arıyoruz. Mühendis maaşı vermemize rağmen işçi yok” diye konuştu.

Aylık 9 bin TL maaşla işçi arıyor Ama o işe eleman bulamıyor…

Türkiye’de ülkenin en büyük sorunları arasında gösterilen işsizliğin Aydın için geçerli olmadığını ve herkesin masa başı iş aradığı için işsizlikten dert yandığını belirten Muhtar Muhsin Kıyar, Bize göre Aydın’da işsizlik sorunu yok. Yılın 12 ayı çalışmak isteyen için iş var. Ancak kimse tarım işlerinde çalışmak istemiyor. Geçtiğimiz hafta incir hasat sezonu sona erdi. Üreticiler ciddi anlamda işçi ıkıntısı yaşadı. Şimdi kestane hasat sezonu başladı. Geçen yıl 180-200 TL arasında olan kestane çırpıcı gündeliği bu yıl 250-300 TL oldu. Buna rağmen çalışacak işçi bulamıyoruz” dedi.

“AĞACA TIRMANMA KABİLİYETİ OLAN VE DENGE SORUNU YAŞAMAYAN HERKES YAPABİLİR”

Kestane hasadında aranan en büyük özelliğin ağaca tırmanma kabiliyeti ve denge olduğunu belirten Kıyar, “Kestane genellikle dağlık eğimi fazla olan arazilerde yetişiyor. Ağaçların boyu 10 metreden 30-40 metreye kadar ulaşabiliyor. Hasat sezonuna gelen kestaneyi ağaca tırmanabilen ve ağaçta iken denge sorunu yaşamayan herkes yapabilir. Şehirlerde bakıyoruz. Herkes işsizlikten dert yanıyor. İş teklif ettiğimiz gençler ise tarımda çalışmak istemiyor. Bugün asgari ücret 1450 lira. Bir ay kestane çırpan kişinin kazanacağı para ise yaklaşık 9 bin lira. Ancak yine de çalışacak eleman bulamıyoruz” dedi.

Şu anda, Aydın Efeler merkez, Nazilli, Köşk, Ödemiş ve Sultanhisar dağlarında kestanelerin olgunlaştığını ve iki hafta içerisinde yüzlerce ton kestanenin hasat edilmesi gerektiğini ifade eden üreticiler, zamanında hasadı yapılmayan kestanenin dibine döküldüğünü belirterek bu nedenle hasadın vakit kaybedilmeden yapılması gerektiğini söylediler.

25-50 TL ARASINDA FİYAT BEKLENTİSİ VAR

Bu yıl kuraklık nedeniyle kestanede rekolte düşüklüğü olduğunu ve girdi fiyatlarının da yüksek olduğunu belirten Kıyar, “Çırpıcı erkeklere ve kestane taşıyanlara günlük 250 TL, toplayıcı kadınlara ise günlük 125 TL gündelik veriyoruz. Çift yevmiyesi de günlük 300 Tl idi. Bu nedenle bu yıl kestanenin kilogram fiyatında 25-50 TL arasında beklenti var” dedi.

Deniz Baykal’ın eşi konuştu: Hâlâ risk varmış

Eski CHP Genel Başkanı ve CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal’ın tedavisi Ankara Üniversitesi İbn-i Sina Hastanesi’nde sürüyor. Ankara Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Erkan İbiş dün yaptığı açıklamada, yoğun bakımda tedavisinin sürdüğünü ve bulguların iyi yönde olduğunu söyledi. Baykal’ın hastaneye kaldırılmasının ardından Antalya’dan Ankara’ya gelen Baykal’ın eşi Olcay Baykal ilk kez konuştu. Posta Gazetesi yazarı Candaş Tolga Işık, Olcay Baykal ile yaptığı konuşmayı şöyle aktardı:

Deniz Bey fenalaşınca koruma polisini aramış. Koruma polisi geldiğinde durumun ciddiyetini fark edip hemen ambulans çağırmış. Hastaneye kaldırmışlar. O sırada Olcay Hanım’ın haberi olmuş ve hemen Ankara’ya gelmiş.

Deniz Bey’in şu anki durumunu şöyle anlattı Olcay Hanım: “Doktorlar iyiye gittiğini söylüyorlar ama hâlâ risk varmış. O yüzden bekliyoruz” dedi Olcay Hanım.

ERDOĞAN BAŞUCUNDA DUA ETTİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Baykal’ın hastaneye kaldırıldığı günden beri tedavi sürecini yakından takip edip, bizzat ilgilendiği, hatta ziyaret edip, başucunda dua okuduğu söyleniyor. Olcay Hanım, “Cumhurbaşkanı çok ilgilendi. Başbakan da öyle. İkisi de geldiler. Yakından takip ediyorlar. Her gün iki üç bakan geliyor hastaneye ziyarete, sağ olsunlar” dedi. Olcay Hanım.

O Ses’e katılan şarkıcıyı eski kocası vurdu

Türkiye’de de yayınlanan O Ses Türkiye’nin Kamboçya’daki versiyonuna katılan şarkıcı San Sreylai önceki gün başkent Phnom Penh’te yaşanan silahlı saldırı sonrasında hayatını kaybetti. Bir güzellik merkezinde yaşanan saldırıda 23 yaşındaki Sreylai’yi öldüren kişinin 53 yaşındaki eski kocası Chey Rin olduğu tespit edildi.

Genç kadını vurduktan sonra namluyu kendine doğrultan Rin’in de olay yerinde hayatını kaybettiği belirtildi.

sarkcia

Geçtiğimiz yıl yarışmada finale kalan Sreylai’nin kocasından ayrıldığını ve ikilinin geçmişte de sürekli tartıştığı belirtildi. Güzellik merkezinin girişinde yaşanan arbede sonrasında saldırının yaşandığı kaydedilirken görgü tanıkları 3-4 el ateş edildiğini de ifade etti.

sarkci

Çiftin 2 çocuğu olduğu kaydedilirken Sreylai’nin ablası San Kongkea, “O Ses Kamboçya’ya katıldıktan sonra ayrıldılar. Rin çok kıskançtı ve ilişkileri gittikçe daha da kötü oldu” dedi. Sreylai’nin bir arkadaşı olan Dara ise İngiltere’nin çok satan gazetelerinden The Sun’a konuştu. Dara, “Eşi, şarkı yarışmalarına katılmasını istemezdi. O Ses’ten sonra sürekli kavga ettiler. Evlerini ayırdılar ama sürekli taciz ediyor ve rahatsızlık yaşatıyordu” dedi.

Saldırı öncesinde albüm kayıtlarını tamamlayan Sreylai’nin albümünün piyasaya sürülüp sürülmeyeceğine dair bir açıklama yapılmadı.

Eski CHP Genel Başkanı ve CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal’ın tedavisi Ankara Üniversitesi İbn-i Sina Hastanesi’nde sürüyor. Ankara Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Erkan İbiş dün yaptığı açıklamada, yoğun bakımda tedavisinin sürdüğünü ve bulguların iyi yönde olduğunu söyledi. Baykal’ın hastaneye kaldırılmasının ardından Antalya’dan Ankara’ya gelen Baykal’ın eşi Olcay Baykal ilk kez konuştu. Posta Gazetesi yazarı Candaş Tolga Işık, Olcay Baykal ile yaptığı konuşmayı şöyle aktardı:

Deniz Bey fenalaşınca koruma polisini aramış. Koruma polisi geldiğinde durumun ciddiyetini fark edip hemen ambulans çağırmış. Hastaneye kaldırmışlar. O sırada Olcay Hanım’ın haberi olmuş ve hemen Ankara’ya gelmiş.

Deniz Bey’in şu anki durumunu şöyle anlattı Olcay Hanım: “Doktorlar iyiye gittiğini söylüyorlar ama hâlâ risk varmış. O yüzden bekliyoruz” dedi Olcay Hanım.

ERDOĞAN BAŞUCUNDA DUA ETTİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Baykal’ın hastaneye kaldırıldığı günden beri tedavi sürecini yakından takip edip, bizzat ilgilendiği, hatta ziyaret edip, başucunda dua okuduğu söyleniyor. Olcay Hanım, “Cumhurbaşkanı çok ilgilendi. Başbakan da öyle. İkisi de geldiler. Yakından takip ediyorlar. Her gün iki üç bakan geliyor hastaneye ziyarete, sağ olsunlar” dedi. Olcay Hanım.

Fadime kızını evlendirmiş…

Fadime kızını evermiş, düğünden sonra bir hafta geçmiş ses yok.

“Ula ha punların sesi soluğu çıkmiy, pen pugün bi dolanacağum” demiş.

Yeni evlilerin kapısını çalmış. Kapı açmış ki ne görsün, kızı çırılçıplak.

– Uyyyy ha pu nedur uşağum? Ayuptur da! Kızı:


– Aaaa ne kadar geri kafalısın anne, bu aşk elbisesi!

Kadın töbe töbe diye içeri seğirtecek olmuş bakmış damat geliyor. Kadın gözünü nereye kaçıracağını bilmiyor, çünkü damat da anadan üryan.
– Ooo anne hoş geldin?

‘Pu ne rezulluk’ diyecek olmuş, Damat hemen:
– Aaaa ne kadar geri kafalısın anne, bu aşk elbisesi!

Şaşkın eve dönen Fadime’yi bir düşünce almış.
Acaba demiş, gerçekten ben geri kafalı mıyım?

Sonra yatmış aklına. Üstünde başında ne varsa soyunup dökünmüş. Başlamış evde çıplak dolaşmaya. Akşamüstü kapı çalınmış. Camdan bakmış gelen Temel, saçını başını düzeltmiş, açmış kapıyı. Fadime’yi bu halde çırılçıplak gören Temel’in gözleri yerinden fırlamış:

– Ula ne dur bu, gafayi mi yedun da?
‘Hih’ demiş Fadime,

– ‘Ne gadar geri gafalusun, ha bu aşk elbisesidur da’

Temel şaşkın cevaplamış:

’Ula ütüleseydun bari…’

Öldükten Sonra Başınıza Neler Gelecek

Ölüm her canlının başına gelecek kaçış yok. Güzellik, zenginlik, yakışıklılık, işlemiyor, cildiniz kuru olmasın diye sürdüğümüz kremlerde geçerli değil… Peki öldükten sonra mezarda neler oluyor, başınıza neler gelecek biliyor musunuz? İnsan bedeni öldükten hemen sonra değişimler başlıyor. Gömülmenizle birlikte bedeniniz hem içten hem de dıştan gelen etkilerle hızlı bir parçalanma sürecine girecek. Daha sonra insandan insana değişse de ortalama 4 yıl içinde geriye iskeletiniz kalıyor. İşte öldükten sonra toprak altında başımıza gelecekler…

ÖLDÜKTEN SONRA İLK YARIM SAAT
İlk yarım saat içinde tüm refleksler kaybediliyor. Göz kapakları kapanamıyor, kaslar gevşiyor,ağız ise açık kalıyor. Boşaltım sistemi tamamen kendini salıyor ve idrar, salya ve sperm akıntısı oluşuyor.

KATILAŞMA SÜRECİ
Ortalama 10 saat içinde vücut tamamen kaskatı kesiliyor. Eğer mücadele esnasında ölüm gerçekleşmişse, katılaşma hemen oluyor. Savaşta ölen insanların vuruldukları şekilde katılaşmaları da bu yüzden.

ÖLDÜKTEN SONRA VÜCUT ISISI
Ölüm anından sonra ceset, her saat ortalama 1 derece soğuyor. Şişmanların iç organları daha geç soğuyor. Çocukların ve zayıfların vücudu ortalamadan daha çabuk soğuyor.


VÜCUDUN ÇÜRÜMESİ
Ölümün gerçekleşmesinden 24 saat sonra vücut çürümeye başlıyor. Solunumun durması bakteriler için işaret oluyor ve çalışmaya başlıyorlar. İlk çürüyen organlar ise göz, beyin, mide ve bağırsaklar. Ceset şişman ise daha çabuk çürürken, bebekler ve tuzlu suda boğulanlar daha geç çürüyor. En geç çürüyen kısımlar ise kalp, mesane, böbrek ve
rahim. Rahmin çürümesi aylarca sürüyor.

VÜCUT NEDEN ŞİŞİYOR?
Ölüm sonrasında, oksijen alımı ve enerji üretimi durduğu için hücrelerin işlevleri aksamaya başlıyor ve atık maddelerden kurtulamayan hücreler şişmeye başlıyorlar. İlk çürüyen yer olan mide ve bağırsaklarda bakteriler yoğun çalıştıkları için hızla gaz ortaya çıkıyor. Bu gaz, karın bölgesinin şişmesine sebep oluyor. Derinin üstü yanık gibi su toplarken, vücutta biriken sülfür yüzünden renk siyaha dönmeye başlıyor.Şişmenin başlaması, sıklıkla ölümden sonraki 1-2 gün içinde başlar. Bazı hastalıklar ve patojen organizmaların varlığı, şişmeyi hızlandırabilir.

MEZARDAN GELEN SESLER
Mezardan gelen sesler çürüme sürecinin bir sonucu. Günden güne şişen karın patlıyor ve göğüs çöküyor. Bu olay mezar üstünden duyulabilecek kadar sesli olabiliyor.