<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title></title>
	<atom:link href="http://www.kadinlardunyasi.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadinlardunyasi.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Feb 2012 12:09:26 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Siyahı unutacağımız bir sezon geliyor</title>
		<link>http://www.kadinlardunyasi.com/moda/siyahi-unutacagimiz-bir-sezon-geliyor/</link>
		<comments>http://www.kadinlardunyasi.com/moda/siyahi-unutacagimiz-bir-sezon-geliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Feb 2012 12:08:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Moda]]></category>
		<category><![CDATA[gamze saraçoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Siyahı unutacağımız bir sezon geliyor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlardunyasi.com/?p=1178</guid>
		<description><![CDATA[Bayanlar, Bir yılı geride bıraktık. Aslında bir akımı da. 2012 yılı, moda dünyasında farklı izlerle birlikte geliyor. Gardrobunuzda ufak bir temizliğe ihtiyaç olabilir. Çünkü Gamze Saraçoğlu, bu sezonda siyahı unutup, çiçeklerin ve renklerin dünyasına gireceğimizi söylüyor. Puantiye desenler sezonun en gözde detayı olacak. Kadife ise 2012’de altın çağını yaşayacak. Her yeni yıl, aslında moda dünyası [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bayanlar, Bir yılı geride bıraktık. Aslında bir akımı da. 2012 yılı, moda dünyasında farklı izlerle birlikte geliyor.<span id="more-1178"></span><div class="more"></div></p>
<p>Gardrobunuzda ufak bir temizliğe ihtiyaç olabilir. Çünkü Gamze Saraçoğlu, bu sezonda siyahı unutup, çiçeklerin ve renklerin dünyasına gireceğimizi söylüyor. Puantiye desenler sezonun en gözde detayı olacak. Kadife ise 2012’de altın çağını yaşayacak.</p>
<p>Her yeni yıl, aslında moda dünyası için de yeni bir heyecan. Çünkü yeni yılın trendlerinin belirmesiyle birlikte defilelerde modacıların farklı yorumlarını görmek mümkün oluyor. Dünyaca ünlü Chanel markasının kurucusu Coco Chanel, “Moda geçicidir, stil ise kalıcı” demiş demesine de, her sezon neler giyileceğini belirleyen bir marka olmaya da devam ediyor. Elbette önemli olan kişinin kendine has, tavrına, tarzına, karakterine uygun olan stilini belirlemesi. Ama moda da diğer yandan, getirdiği yeniliklerle birlikte her sezon insanları etkilemeyi başarıyor. Bir yılı geride bıraktık, şimdi yeni bir yıl var önümüzde. Geçen sezonun koleksiyonlarındaki çeşitliliğe rağmen, renk ve desen olarak daha düz bir yılın ardından, 2012 çiçekleriyle desenleriyle birlikte geliyor. Demedi demeyin, puantiyeli kıyafetler de bu yıl hiç olmadığı kadar moda olacak. Modacı Gamze Saraçoğlu, 2012 modasını anlatıyor.</p>
<p><strong>- Nasıl bir 2012 yılı modası bekliyor bizi?</strong></p>
<p>- Şehrin kozmik yapısına ayak uyduran, modern, elegan ve sofistike tasarımlara rastlayacağımız bir sezonla karşı karşıyayız. Bu kış ve devamında bahar aylarında renk, desen ve kumaşlara teslim olacağımız bir dönem bizi bekliyor. Geçen sezona nazaran bu sezon çok daha hareketli olacak. Hatta sonbahar ve kışın kasvetine inat renkli ve enerjik bir moda sezonu var karşımızda.</p>
<p>-<strong> 2012 yılı giyim modasında belirgin ve baskın olarak hangi renkleri görüyoruz?</strong></p>
<p>- Yeni sezonda daha çok çamur hissi veren renkler dikkat çekiyor. Bunun yanı sıra bordo, kahverengi, yeşil ve laciverdin her türlü tonunu görmek mümkün olacak. Renk tonlarındaki geçişler de tercihler arasında.</p>
<p><strong>- Peki etek boylarından, kullanılan kumaşlara ve desenlere kadar giyim tarzında, anlayışında değişiklikler göze çarpacak mı?</strong></p>
<p>- Her dönemin olmazsa olmazı siyahı unutacağımız bir sezon geliyor. Çiçeklerin, renklerin ve puantiyelerin coşkusuna tanıklık edeceğimiz bu mevsimde ihtiyacınız olan enerjiyi trendlerde bulacaksınız. Sezonun en gözde detayı, Marc Jacobs ve Stella McCartney başta olmak üzere birçok markanın koleksiyonunda yer alan puantiye desenler&#8230; Puantiye desenli elbise ve gömlekler sezonun hitlerinden. Hem günlük giyimde, hem iş hayatında hem de davetlerde puantiye en göze çarpan detaylardan biri olacak.</p>
<p><strong>- 90’lı yıllara bir geri dönüş olduğunu söylemek mümkün mü?</strong></p>
<p>- 90’lı yılların izini biraz görebiliyoruz bu sezon. Çünkü diz altı, piliseli, kloş etekler ve bu eteklerle kombinlenen sivri burun ayakkabılara da sıkça rastlayacağız. Nostaljik ve bir o kadar da cool bir görünüme sahip kadife de bu sezon altın çağını yaşayacak. Özellikle kadife ceket ve elbiseler bu nostaljik ruhu tarzımıza taşıyacak.</p>
<p><strong>- Her gelen yıl, aksesuvarlarda da bir değişikliği mutlaka getiriyor. Ya modeller küçülüyor, ya büyüyor. Peki bu sezonun aksesuvar modasında nasıl detaylar olacak?</strong></p>
<p>- Aksesuvar olarak minik saplı vintage görünümlü çantalar, fötr şapkalar ve sivri burun ayakkabılar çok moda olacak. Saplı minik çanta, kaşmir palto ve fötr şapka kombinasyonu her kadının gardırobunda mutlaka olmalı.</p>
<p><strong>- Siz, tasarımlarınızda nelere ağırlık veriyorsunuz bu sezon? Sizin gündeminizde neler var?</strong></p>
<p>- Bu sezon, kadınlar için elbise ve Oxford ayakkabıları sıklıkla görebileceğiz. Kalın kazaklar, ekose etekler, Oxford ayakkabılarıyla modern kadın siluetleri sıkça karşımıza çıkacak. Dizde kabarık etekler ise davetlerin gözdesi olacak. Aksesuvarlarda sert hatlı ufak çantalar, kombinasyonlara eşlik edecek. Biz de tasarımlarımızda iz bırakmış kadınların siluetlerinden yararlandık. Koleksiyonda, teknolojik formlara sokulan özel tasarım ipek, şifon ve ketenlere, mekanik hissi vermesine rağmen tamamen el işçiliğiyle yaratılan hasır detaylar, biyeler ve drapeler eşlik ediyor.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlardunyasi.com/moda/siyahi-unutacagimiz-bir-sezon-geliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cildinizi nasıl daha genç gösterebilirsiniz</title>
		<link>http://www.kadinlardunyasi.com/cilt-bakimi/cildinizi-nasil-daha-genc-gosterebilirsiniz/</link>
		<comments>http://www.kadinlardunyasi.com/cilt-bakimi/cildinizi-nasil-daha-genc-gosterebilirsiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Feb 2012 12:07:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Cildinizi nasıl daha genç gösterebilirsiniz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlardunyasi.com/?p=1170</guid>
		<description><![CDATA[Bayanlar, Yepyeni bir sene karşımızda, 2012 yılında daha pürüzsüz ve genç bir cilde sahip olmak istemez misiniz? Cildimiz yaşımızı ele veren en önemli zaafımız olarak ön plana çıkıyor. Yeni yılla beraber onu daha da güçlü bir hale getirmek elimizde bunun için yapılması gerekenler daha sıkı bir bakım ve daha fazla su tüketimi anlamına geliyor. Cildinizi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bayanlar, Yepyeni bir sene karşımızda, 2012 yılında daha pürüzsüz ve genç bir cilde sahip olmak istemez misiniz?<span id="more-1170"></span><div class="more"></div></p>
<p>Cildimiz yaşımızı ele veren en önemli zaafımız olarak ön plana çıkıyor. Yeni yılla beraber onu daha da güçlü bir hale getirmek elimizde bunun için yapılması gerekenler daha sıkı bir bakım ve daha fazla su tüketimi anlamına geliyor.</p>
<p><strong>Cildinizi Nasıl Daha Genç Gösterebilirsiniz</strong></p>
<p>Bu konuda yapılması gereken en mantıklı adım karma kozmetik ürünleri kullanmaktan uzak durmak olmalıdır. Size uygun bir kozmetik ürününü dermatologunuzdan kolaylıkla öğrenmeniz mümkün olmaktadır.</p>
<p>Cildinize karşı kullandığınızın ürünlerin devamlı olarak kullanılması da oldukça önemli başlıklar arasında yer almaktadır. Bu ürünlerin düzenli bir şekilde kullanımı hem sizin daha güzel bir cilde sahip olmanızı kolaylaştıracaktır. Hem de cildinizin devamlı olarak beslenmesine yardımcı olacaktır.</p>
<p>Likopen içeren besinleri tüketmeye özen gösterin. Bu sayede deri altında yer alan toksin maddeler daha kolay uzaklaştırılacaktır. Cildinizin genç görünmesi kolaylaşacaktır.</p>
<p><strong>Su İhmal Edilmemeli</strong></p>
<p>Cildinizin daha güzel bir görünüme sahip olmasını istiyorsanız. Ona elastikiyet veren suyu asla ihmal etmeyin. Günde düzenli olarak 1.5 litre civarında su tüketmeye gayret gösterin. Kısa bir süre içerisinde etkisini daha kolay göreceksiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlardunyasi.com/cilt-bakimi/cildinizi-nasil-daha-genc-gosterebilirsiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kardoyoloji Derneği: Mamografi tek</title>
		<link>http://www.kadinlardunyasi.com/saglik/kardoyoloji-dernegi-mamografi-tek/</link>
		<comments>http://www.kadinlardunyasi.com/saglik/kardoyoloji-dernegi-mamografi-tek/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Feb 2012 12:05:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kardoyoloji Derneği Mamografi tek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlardunyasi.com/?p=1151</guid>
		<description><![CDATA[Türk Radyoloji Derneği&#8217;nden, bugüne kadar meme kanserinin erken tanısında tarama amaçlı kullanılabilecek mamografiye daha üstün bir teknik geliştirilmediği bildirildi. Türk Radyoloji Derneği&#8217;nden yapılan yazılı açıklamada, meme kanserinin erken tanısında kullanılan mamografinin önemine işaret edilerek, &#8221;Mamografide kullanılan X ışını çok az miktarda olup dozu insan sağlığı açısından kabul edilebilir sınırlardadır. Sıkıştırma ise meme dokusunun görüntüsünün iyi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Radyoloji Derneği&#8217;nden, bugüne kadar meme kanserinin erken tanısında tarama amaçlı kullanılabilecek mamografiye daha üstün bir teknik geliştirilmediği bildirildi.<span id="more-1151"></span><div class="more"></div></p>
<p>Türk Radyoloji Derneği&#8217;nden yapılan yazılı açıklamada, meme kanserinin erken tanısında kullanılan mamografinin önemine işaret edilerek, &#8221;Mamografide kullanılan X ışını çok az miktarda olup dozu insan sağlığı açısından kabul edilebilir sınırlardadır. Sıkıştırma ise meme dokusunun görüntüsünün iyi çıkması için vazgeçilmez bir işlemdir. Zira sıkıştırma sayesinde meme daha az ışın almakta ve görüntüler daha kaliteli olmaktadır&#8221; denildi.</p>
<p>Yeni denenen yöntemlerin, yeni ve daha etkin bir yöntemmiş gibi sunulmasının tehlikeli olabildiği kaydedilen açıklamada, henüz hiçbir bilimsel dayanağı olmayan yöntemlerin deneysel yöntemler olduğunun bilinmesi ve uygulanacak olan kişilerin de bu konuda aydınlatılmasının önemine işaret edildi.</p>
<p>Açıklamada, şöyle denildi:</p>
<p>&#8221;Günümüze kadar meme kanserinin erken tanısında tarama amaçlı kullanılabilecek mamografiye daha üstün bir teknik geliştirilmemiştir. Birçok yönde çalışmalar yapılmasına rağmen bilimsel olarak kanıtlanmış, meme kanserinden ölümlerde azalmaya belirgin etkisi olduğu gösterilmiş tek tarama yöntemi mamografidir. Kuşkusuz mamografinin X ışını ile çalışması kadınları tedirgin etmektedir. Ancak 1980;li yıllardan beri özellikle batı ülkelerinde çok yaygın olarak kullanılmasına rağmen mamografinin zararlı etkisine ait kanıt yoktur. Verilen X ışını miktarı kabul edilebilir sınırlarda tutulmakta ve teknolojik ilerleme ile de azalmaktadır.&#8221;</p>
<p>Mamografi taramasının meme kanserinden ölümü yüzde 25-30 arasında azalttığı vurgulanan açıklamada, &#8221;Tarama mamografisi sağlıklı kadınlarda klinik bulgu ortaya çıkmadan meme kanserini saptayarak meme kanserinden ölümlerin azalmasını sağlayabilen tek bilimsel olarak kanıtlanmış görüntüleme yöntemidir. Tarama programının amacı meme kanserinden ölümün azaltılması ve ortalama yaşam süresinin uzatılmasıdır&#8221; ifadesine yer verildi.</p>
<p>Açıklamada, tarama mamografisinin 40 yaş ve üzeri sağlıklı kadınlarda yapılması gerektiği belirtilerek, &#8221;Ülkemizde yapılan tek çalışmada Türkiye&#8217;de meme kanserinin yüzde 50&#8242;sinin 50 yaş altında geliştiği izlenmiştir. Bu nedenle 40 yaştan itibaren her yıl düzenli mamografi kontrolü özellikle ülkemiz kadınları için önem taşımaktadır&#8221; vurgusu yapıldı.</p>
<p>AA</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlardunyasi.com/saglik/kardoyoloji-dernegi-mamografi-tek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uyurken sırt üstü, oynarken karın üstü</title>
		<link>http://www.kadinlardunyasi.com/anne-cocuk/uyurken-sirt-ustu-oynarken-karin-ustu/</link>
		<comments>http://www.kadinlardunyasi.com/anne-cocuk/uyurken-sirt-ustu-oynarken-karin-ustu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Feb 2012 12:02:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne & Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Gelişimi Uzmanı Heidi Murkoff]]></category>
		<category><![CDATA[Emzirme]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[oynarken karın üstü]]></category>
		<category><![CDATA[Uyurken sırt üstü]]></category>
		<category><![CDATA[What to Expect]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlardunyasi.com/?p=1141</guid>
		<description><![CDATA[Bebek Gelişimi Uzmanı Heidi Murkoff&#8217;tan altın öğütler Bebek Gelişimi Uzmanı Heidi Murkoff, bebeklerin annelerine olduğu kadar babalarına da ihtiyaç duyduklarını söyledi ve ‘Babalar, bebek bakımında emzirmek dışında her şeyi yapabilir’ dedi. Hamilelik ve çocuk gelişimiyle ilgili ‘What to Expect’ kitap serisinin yazarı Heidi Murkoff, bir bebek bezi firmasının düzenlediği etkinlik için Türkiye’ye geldi. Bebekle iletişimin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bebek Gelişimi Uzmanı Heidi Murkoff&#8217;tan altın öğütler<span id="more-1141"></span><div class="more"></div></p>
<p>Bebek Gelişimi Uzmanı Heidi Murkoff, bebeklerin annelerine olduğu kadar babalarına da ihtiyaç duyduklarını söyledi ve ‘Babalar, bebek bakımında emzirmek dışında her şeyi yapabilir’ dedi.</p>
<p>Hamilelik ve çocuk gelişimiyle ilgili ‘What to Expect’ kitap serisinin yazarı Heidi Murkoff, bir bebek bezi firmasının düzenlediği etkinlik için Türkiye’ye geldi.</p>
<p>Bebekle iletişimin doğumdan önce başladığını belirten Bebek Bakım Uzmanı Heidi Murkoff, anne-babalara bebek gelişimiyle ilgili önerilerde bulundu.</p>
<p>“Bebeklerin duyu organları hamilelik sürecinde geliştiği için annenin hamileliği esnasında bebeğiyle konuşması önemlidir. Babalar da annenin karnına yakınlaşıp bebekleriyle konuşursa, bebek doğduğunda anne ve babasının sesini ayırt edebilir&#8221; diyen Murkoff, dokunmanın gücünü ve bu gücün bebeği nasıl etkilediğini bakın nasıl özetledi:</p>
<p><strong> ONA DOKUNUN</strong><br />
“Hamileliğiniz sırasında ona söylediğiniz şarkıları daha sonra tekrarladığınızda bu melodiler bebeğinize tanıdık gelecek ve onu sakinleştirecektir. Bu yüzden bebeğinizle hamileliğiniz döneminden başlayarak konuşun, şarkı söyleyin. En önemli duyulardan biri de dokunma duyusudur. Bebekler hamileyken annelerinin karnına dokunuşlarını hissederler. Bebeğiniz doğduktan sonra da bebeğinize dokunun, bebeğinize banyo yaptırırken ya da bezini değiştirirken, bebeğinize yumuşak dokunuşlarla dokunmak çok önemlidir. Bazı bebekler kuvvetli dokunuşlardan hoşlanmaz, bebeğinizin nasıl sevilmek istediğini tepkilerini dinleyerek ölçebilirsiniz.”</p>
<p><strong>BEBEĞİNİZE UYKU RUTİNİ OLUŞTURUN</strong><br />
Bebeklerin sağlıklı gelişimi için uykunun çok önemli olduğunu vurgulayan Murkoff’a göre, bebeği uykuya hazırlamanın püf noktaları var. İşte o noktalar:</p>
<p>• Bebeğinize “uyku rutini” oluşturun. Ilık bir banyo ardından rahatlatıcı bir masaj, bebeğinizi gece boyunca kuru tutacak kaliteli ve yumuşak bir bebek bezi, rahat pijamalar, alıştığı bir şarkı, ufak bir hikâye bebeğinizi sakinleştirecektir.<br />
• Bebeğinizin ”uyku sinyallerini” iyi takip edin. Bebeğinizin yorulmaya başladığı zamanı geçirmemek önemlidir. Bebeğiniz alışık olduğu zamandan sonra uyursa çok yorgun olduğu için uyuyamayacaktır.<br />
• Kısa öğle uykularını atlamayın. Gündüz uyku düzeni olan bebekler, geceleri daha rahat uyur. Gece uykusuna çok yakın bebeğinizi uyutmayın.<br />
• Bebeğinizi uykuya yatırırken kat kat giydirmeyin. Aşırı sıcak oda ve kıyafetler bebeğinizin uyku düzenini bozabilir. Unutmayın, küçük bebekler için sizin giydiğinizden bir kat daha kalın, daha büyük çocuklar ise sizinle aynı kalınlıkta giyinmelidir. Bebeğinizin üşüyüp, üşümediğini anlamak için elleri ve ayaklarını kontrol etmeyin, bebeklerin elleri ve ayakları biraz daha soğuk olabilir, bu sizi yanıltabilir. Bunun yerine, bebeğin ensesi veya sırtını kontrol edin. Soğuksa bir kat daha giydirebilirsiniz.</p>
<p><strong>UYURKEN SIRT ÜSTÜ, OYNARKEN KARIN ÜSTÜ YATIRIN</strong><br />
Ebeveynlerin bebekleri için hem en önemli öğretmen hem de ilk oyun arkadaşı olduğunu belirten Heidi Murkoff; “Birlikte oynayacağınız ufak oyunlar birçok oyuncaktan daha eğlenceli ve daha öğretici olabilir” dedi. Annelerin, bebeklerini uyurken “sırt üstü”, oynarken “karın üstü” pozisyonda yatırmalarını öneren Murkoff, gece boyunca sırt üstü yatan bebeğin, gün içinde oyun oynarken karın üstü pozisyonda kalmasının kaslarının gelişmesi açısından çok önemli olduğunu belirtti.</p>
<p><strong>BEBEĞİNİZİN SİZE EŞLİK ETMESİNE İZİN VERİN</strong><br />
Çalışan anneler için de önerilerde bulunan ve her annenin bebeğine ayırdığı zamanın yeterli olmadığını belirten Murkoff annelere, &#8220;Bebekler için annelerinin kendilerine ayırdığı her dakika çok kıymetlidir, onun için endişelenmenize gerek yok&#8221; diye konuştu. Annelerin işlerini yaparken bebekleri için de vakit ayırabileceklerini söyleyen Murkoff’un bu konudaki önerileri şöyle:</p>
<p>• Temiz çamaşırları asarken, oynaması için bebeğinizin eline bir çift çorap verin ve bir yandan da şarkı söyleyin. Yanınızda olduğu müddetçe bebek mutludur.<br />
• Bebeğinizle beraber market alışverişine çıkarken de kaliteli vakit geçirebilirsiniz. Alışveriş yaparken de bebeğinizle konuşun, ona sorular sorun, torbanıza meyveleri onun koymasına izin verin. Sizin için iş gibi görünse de bu zamanlar bebeğiniz için kaliteli vakittir.</p>
<p><strong>BABALARIN YAPAMAYACAĞI TEK ŞEY: EMZİRME</strong><br />
Baba figürünün bebeklerin ve çocukların yaşamında çok önemli bir rolü olduğunu belirten Murkoff, babalara seslenerek; “Her ne kadar hamile kaldıktan sonra ağır işi anneler üstlenip 9 ay boyunca bebekleri karınlarında taşısalar da babanın gebe kalmaktaki rolü anneninki kadar önemli. Bu nedenle anne kadar baba da sağlığına, yaşam stiline, kilosuna, hatta yediklerine dikkat etmeli. Bebek doğduktan sonra babaların bebek bakımındaki rolü tartışılamaz. Babalar emzirmek dışında annelerin yaptığı her şeyi yapabilir ve bu sürece eşit şekilde dahil olabilirler. Bebeklerinizle oynayın, onları kucaklayın, onlara şarkı söyleyin, bezini değiştirin, gece ağladığında yanında olun. Bebekler annelerine olduğu kadar babalarına da ihtiyaç duyarlar” dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlardunyasi.com/anne-cocuk/uyurken-sirt-ustu-oynarken-karin-ustu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Siyah Düğmeli Apoletli Erkek Örgü Hırkası</title>
		<link>http://www.kadinlardunyasi.com/el-isleri/siyah-dugmeli-apoletli-erkek-orgu-hirkasi/</link>
		<comments>http://www.kadinlardunyasi.com/el-isleri/siyah-dugmeli-apoletli-erkek-orgu-hirkasi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2012 12:32:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[El İşleri]]></category>
		<category><![CDATA[örgü hırka]]></category>
		<category><![CDATA[Siyah Düğmeli Apoletli Erkek Örgü Hırkası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlardunyasi.com/?p=1331</guid>
		<description><![CDATA[Malzeme:Superlambs Special Renk No:217 (8yumak) Şiş No: 4.5-7 Örgü Şekli: Düz örgü, ters örgü, 2+2 lastik örgü, 1+1 lastik örgü Aksesuar: 9adet düğme 1.2.ve3.sıra: 1+1 lastik örülür. 4.sıra: ilmekler ters örülür, 5.sıra: 1 .sıradan itibaren örnek tekrar edilir. ARKA: 4.5 no.lu şişlerle 120 ilmek başlanır, 10 cm 2+2 lastik örülüp, 7 no.lu şişlerle örnek kurulur, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Malzeme:Superlambs Special</strong><br />
<strong> Renk No:217 (8yumak)</strong><br />
<strong> Şiş No: 4.<span id="more-1331"></span><div class="more"></div>5-7</strong><br />
<strong> Örgü Şekli: Düz örgü, ters örgü, 2+2 lastik örgü, 1+1 lastik örgü</strong><br />
<strong> Aksesuar: 9adet düğme</strong></p>
<p><strong>1.2.ve3.sıra:</strong> 1+1 lastik örülür.<br />
<strong>4.sıra:</strong> ilmekler ters örülür,<br />
<strong>5.sıra:</strong> 1 .sıradan itibaren örnek tekrar edilir.<br />
<strong>ARKA:</strong> 4.5 no.lu şişlerle 120 ilmek başlanır, 10 cm 2+2 lastik örülüp, 7 no.lu şişlerle örnek kurulur, ilk sırada 10 ilmek arayla 10 defa 1 ‘er ilmek kesilerek 110 ilmeğe düşülür, Beden boyu 43 cm örülerek kol evi için her iki taraftan 4+3+2 ilmek kesilir. Beden boyu 70 m olduğunda yaka için ilmekler ortalanır ve ortadaki 38 ilmek kesilir. Beden boyu 72 cm örülerek omuzlar için her iki taraftan 27′şer ilmek bir defada kesilerek bitirilir.<br />
<strong>ÖN:</strong> 4.5 no.lu şişlerle 68 ilmek başlanır, 10 cm 2+2 lastik örülüp, 7 no.lu şişlerle örnek kurulur, ilk sırada 5 ilmek arayla 10 defa 1 ‘er ilmek kesilerek 58 ilmeğe düşülür. Ön ortasından 8 ilmek beden boyunca; 2 sıra ters, 2 sıra düz şeklinde örülür. Beden boyu 43 cm örülerek kol evi için bir taraftan 4+3+2 ilmek kesilir. Beden boyu 62 cm olduğunda yaka için ön ortasındaki 8 ilmek şişte bekletilirken, yanındaki ilmeklerden her sırada 3+3+2+2+2+1+1 ilmek kesilir. Beden boyu 72 cm de omuzda kalan 27 ilmek bir defada kesilerek bitirilir. Uzatılan kısım yakaya dikilir. Diğer ön parça da aynı şekilde örülür. Sol tarafta 12 cm arayla 7 adet ilik açılır.<br />
<img title="Siyah Düğmeli Apoletli Erkek Örgü Hırkası" src="http://www.kadinlardunyasi.com/wp-content/uploads/Siyah-Dugmeli-Apoletli-Erkek-Orgu-Hirkasi.jpg" alt="Siyah Düğmeli Apoletli Erkek Örgü Hırkası" width="600" height="400" /><br />
En güzel farklı erkek kazak modelleri<br />
<strong>KOLLAR:</strong> 4.5 no.lu şişlerle 54 ilmek başlanır, 10 cm lastik örülüp, 7 no.lu şişlerle örnek kurulur. Her iki taraftan 6 sıra arayla 7 defa 1 ‘er ilmek artış yapılarak 68 ilmeğe ulaşılır. Kol boyu 43 örülerek kol evi için her iki taraftan 4+3+2+10 defa 1 ‘er ilmek kesilir. Kol boyu 65 cm de kalan 30 ilmek her iki tarafından 5+5 şeklinde kesilir. Kol boyu 67 cm de ortada kalan 10 ilmek bir defada kesilerek bitirilir. Diğer kol da aynı şekilde örülür.<br />
<strong>YAKA:</strong> Yaka etrafından şişe 90 ilmek çıkarılır, 10 cm 2+2 lastik örülüp, ilmekler bir defada kesilerek bitirilir. Ön ortalarında uzatılan 8′er cm’lik bölümler yakaya dikilir.<br />
<strong>OMUZ APOLETLERİ:</strong> 6 ilmek başlanır, 12 cm 2+2 lastik örülüp, bitirilir. Uç kısmında 1 adet ilik açılır. 2 adet yapılır. Omuzda yakanın dibine dikilir,<br />
<strong>APOLET BRİTİ YAPILIŞI:</strong> 8 ilmek başlanır, 4 cm 2+2 lastik örülüp, bitirilir, 2 adet yapılır. Omuzlara dikilir.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlardunyasi.com/el-isleri/siyah-dugmeli-apoletli-erkek-orgu-hirkasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Düz Örgü Üzerine Çiçek ve File Motif İşlemeli Hırka</title>
		<link>http://www.kadinlardunyasi.com/el-isleri/duz-orgu-uzerine-cicek-ve-file-motif-islemeli-hirka/</link>
		<comments>http://www.kadinlardunyasi.com/el-isleri/duz-orgu-uzerine-cicek-ve-file-motif-islemeli-hirka/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2012 12:31:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[El İşleri]]></category>
		<category><![CDATA[Düz Örgü Üzerine Çiçek ve File Motif İşlemeli Hırka]]></category>
		<category><![CDATA[el işi hırka]]></category>
		<category><![CDATA[hırka]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlardunyasi.com/?p=1332</guid>
		<description><![CDATA[DİVA RENK: 450 İNCİ “BEYAZI YUMAK: 5 DİVA BATİK RENK: 3281 YUMAK:1 ŞİŞ NO:4 TIĞ NO:1,75 BEDEN: 38-40 ÖN: 1)55 ilmekle düz örgü başlanır. 7,5 cm. sonra 2) ortada kalan 23 ilmek kesilir.Her iki yanda kalan 23 ilmek kesilir. Her iki yanda kalan 16′şar ilmek ayrı ayrı düz örgü ile, 3′lü motif yüksekliği kadar (yaklaşık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİVA</strong><br />
<strong> RENK: 450 İNCİ “BEYAZI</strong><br />
<strong> YUMAK: </strong><strong>5</strong><br />
<strong> DİVA BATİK</strong><br />
<strong> RENK: 3281</strong><br />
<strong> YUMAK:1</strong><br />
<strong> ŞİŞ NO:4</strong><br />
<strong> TIĞ NO:1,75</strong><br />
<strong> BEDEN: 38-40</strong></p>
<p><strong>ÖN:</strong> <strong>1)</strong>55 ilmekle düz örgü başlanır.<span id="more-1332"></span><div class="more"></div> 7,5 cm. sonra<br />
<strong>2)</strong> ortada kalan 23 ilmek kesilir.Her iki yanda kalan 23 ilmek kesilir. Her iki yanda kalan 16′şar ilmek ayrı ayrı düz örgü ile, 3′lü motif yüksekliği kadar (yaklaşık 30 cm.) örülür.<br />
<strong>3)</strong> Daha sonra yine ortaya 23 ilmek ilave edilir ve 16′şar ilmekle birleştirip, örgü devam edilir.Örgü boyu 41 cm. olunca yaka için tek kenardan 7+4+3+3+2+2+1+1 ilmek kesilir. Örgü boyu 50 cm.’e tamamlanınca ilmekler kapatılır. Diğer ön, aynı şekilde, yaka kesimi zıt kenarda yapılarak tamamlanır. 3′lü motifin çevresine beyaz Diva ile 1 trabzan-2 zincir ile kafes örgü geçilir. Her iki öne dikilir.<br />
<img src="http://www.kadinlardunyasi.com/wp-content/uploads/Duz-Orgu-Uzerine-Cicek-Ve-File-Motif-Islemeli-Hirka.jpg" title="Düz Örgü Üzerine Çiçek ve File Motif İşlemeli Hırka" alt="Düz Örgü Üzerine Çiçek ve File Motif İşlemeli Hırka" /><br />
Yeni trend derya baykal bayan hırka örnekleri, farklı örgü ceket modeleri yapımı<br />
<strong>ARKA:</strong>100 ilmekle başlanır.7,5 cm. sonra ortadan 50 ilmek kesilir ve yanlarda kalan ilmeklerle ayrı ayrı düz örgüyle, 61ı motif boyu kadar tamamlanır.Tekrar 50 ilmek ilave edilir. Örgü boyu 45 cm. olunca, yaka İçin ortadaki 30 ilmek kesilir. Sonrasında 3+2+1 ‘er ilmek daha kesilir. 2 sıra daha örüp, bitirilir. 61ı motifin çevresine beyaz ile 1 trabzan-2 zincir ile kafes örgü geçilir.Arkadaki yere dikilir.<br />
<strong>KOL:</strong> 70 ilmekle düz örgü başlanır. 6 cm. sonra ortadaki 23 ilmek kesilir. 3′lü motif boyu kadar yanlardaki ilmekler örülecektir.Bu arada örgü boyu 20 cm olunca her iki yandan, 2 sırada 1′er arttırma yapılır.3′lü motif boyu tamamlanınca, tekrar ortaya 23 ilmek ilave edilir. Kol yanlardan arttırarak örgü boyu 47 cm. olunca kesilir. Motifin çevresine beyazla kafes örgü yapılır ve kola dikilir.<br />
<strong>MONTAJ:</strong> Tüm hırka çevresine (ön kenarlar, yaka, etek ve kol uçlarına) beyaz ile 1 trabzan- 2 zincirli kafes örgü geçilir. Daha sonra batik iplikle fısıl geçilir.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlardunyasi.com/el-isleri/duz-orgu-uzerine-cicek-ve-file-motif-islemeli-hirka/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sevinizi çocuğunuzdan esirgemeyin</title>
		<link>http://www.kadinlardunyasi.com/anne-cocuk/sevinizi-cocugunuzdan-esirgemeyin/</link>
		<comments>http://www.kadinlardunyasi.com/anne-cocuk/sevinizi-cocugunuzdan-esirgemeyin/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2012 12:11:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne & Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[işiniz olsa da çocuk sevgi istediğinde ona yaklaşın]]></category>
		<category><![CDATA[Sevinizi çocuğunuzdan esirgemeyin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlardunyasi.com/?p=1275</guid>
		<description><![CDATA[Bayanlar, En güzel iletişim dilinin sevgi olduğu belirtilerek, aşağılamak, suçlamak yerine çocuğu dinlemek gerektiği bildirildi. Gölbaşı Halk Eğitim Merkezi toplantı salonunda, 1 Nisan Anaokulu Rehber Öğretmeni Ahmet Küçük, öğrenci velilerine aile eğitimi kapsamında, &#8216;İletişim, Şiddet ve Öfke Kontrolü&#8217; konulu seminer verdi. Küçük, düzenlediği seminerde, iletişimin; duygu, düşünce ve bilgilerin çeşitli yollarla başkalarına aktarılmasına değinerek, iletişimin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bayanlar, En güzel iletişim dilinin sevgi olduğu belirtilerek, aşağılamak, suçlamak yerine çocuğu dinlemek gerektiği bildirildi.<span id="more-1275"></span><div class="more"></div></p>
<p>Gölbaşı Halk Eğitim Merkezi toplantı salonunda, 1 Nisan Anaokulu Rehber Öğretmeni Ahmet Küçük, öğrenci velilerine aile eğitimi kapsamında, &#8216;İletişim, Şiddet ve Öfke Kontrolü&#8217; konulu seminer verdi.</p>
<p>Küçük, düzenlediği seminerde, iletişimin; duygu, düşünce ve bilgilerin çeşitli yollarla başkalarına aktarılmasına değinerek, iletişimin kişiler arasında yer alan düşünce ve duygu alışverişini dile getiren bir etkinlik olduğunu söyledi. Küçük, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8220;Bir kişi susadığı zaman, ona sunulan su değerlidir. Çocuğunuza, istediği zaman verdiğiniz sevgi değerlidir. Zamanınız ne kadar az, işiniz ne derece önemli olursa olsun, çocuk sevgi istediğinde ona yaklaşılmalı ve sevgi gösterilmelidir. En güzel iletişim dili sevgidir. Sevginin ilk görevi dinlemektir. Aşağılamak, suçlamak yerine onu dinleyin, ona &#8216;sen dinlenmeye değersin&#8217; deyin.&#8221;</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlardunyasi.com/anne-cocuk/sevinizi-cocugunuzdan-esirgemeyin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadınlar psikolojik şiddet de görüyor</title>
		<link>http://www.kadinlardunyasi.com/kadin-haklari/kadinlar-psikolojik-siddet-de-goruyor/</link>
		<comments>http://www.kadinlardunyasi.com/kadin-haklari/kadinlar-psikolojik-siddet-de-goruyor/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2012 12:09:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar fiziksel şiddetin yanında psikolojik şiddet de görüyor]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlar psikolojik şiddet de görüyor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlardunyasi.com/?p=1272</guid>
		<description><![CDATA[Bayanlar, Türkiye’de son dönemde sıkça konuşulan kadına şiddetin sadece fiziksel müdahale ile sınırlı olmadığı belirtildi. Değişim Psikolojik Danışmanlık Merkezi’nden Psikolog Ayşe Yanık Knudsen, kadınların fiziksel şiddetin yanında psikolojik baskı da gördüğünü söyledi. Psikolog Ayşe Yanık Knudsen, kadınlara uygulanan sözel şiddeti şöyle tarif ediyor: &#8220;Aile içi şiddet denildiği zaman, kadının yediği dayak düşünülüyor. Oysa şiddet sadece [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bayanlar, Türkiye’de son dönemde sıkça konuşulan kadına şiddetin sadece fiziksel müdahale ile sınırlı olmadığı belirtildi.<span id="more-1272"></span><div class="more"></div></p>
<p>Değişim Psikolojik Danışmanlık Merkezi’nden Psikolog Ayşe Yanık Knudsen, kadınların fiziksel şiddetin yanında psikolojik baskı da gördüğünü söyledi.</p>
<p>Psikolog Ayşe Yanık Knudsen, kadınlara uygulanan sözel şiddeti şöyle tarif ediyor: &#8220;Aile içi şiddet denildiği zaman, kadının yediği dayak düşünülüyor. Oysa şiddet sadece fiziksel örselenme ile değil, sözel ve duygusal şiddet olarak da ciddi birer sorun olarak karşımıza çıkıyor. Yüksek sesle bağırmak, iğneleyici sözler söylemek, kendini kötü hissettiren laf ve cümlelerin kullanmak sözel şiddet olarak tanımlanıyor. Sözel şiddet, her şeyden önce kadınların, özgüvenlerini yok etmeyi amaçlayan çok etkin bir saldırı yöntemi olarak kullanılıyor. Ancak ne yazık ki, kadınlarımızın çoğu sözel ve duygusal şiddete maruz kaldıklarıyla yüzleşmek bile istemiyorlar.&#8221;</p>
<p>Aile içerisinde önce sözlü başlayan tartışmaların daha sonra dayağa dönüştüğünü kaydeden Psikolog Knudsen, &#8220;Her evlilikte ve ilişkide tartışmalar olur ancak her tartışmanın bir haddi, sınırı ve ölçüsü olmalıdır. Bu tartışmalar bağırma, iğneleme, hakaret boyutuna vardığı zaman sözel şiddet başlıyor. Önceleri küçük tartışmalarla başlayan anlaşmazlıklar, zaman içinde kavgalara dönüşürken, erkeğin eşine ya da sevgilisine bağırması, gururunu incitmesi, kendi gibi düşünüp davranmaya zorlaması sözel ve duygusal şiddetin başlangıcını oluşturuyor. Başlangıçta kadın şiddete maruz kaldığını düşünmezken, ilişkinin içinde pasif ve ürkek bir konuma geliyor. Birden bire çığrından çıkan ve bağırmaya başlayan eşini daha da öfkelendirmemek için susmayı seçiyor.&#8221; diyor.</p>
<p>Kadınların ekonomik bağımlılık kurtulması durumunda şiddetin en aza indiğini dile getiren Knudsen şunları söylüyor: &#8220;Şiddete uğrayan her üç kadından ikisine, aynı zamanda ekonomik şiddet de uygulanıyor. Kadının çalışmasına izin vermeyip veya maddi imkanı daha geniş olduğu halde, kadına çok kısıtlı para vermek, çalışan kadının kazandığı paranın tümünü elinden almak, evle ilgili tüm maddi bilgileri eşinden saklamak, mal ve mülklerin sadece kendi üzerinde olmasını sağlamak gibi davranışları ekonomik şiddetin yöntemleri olarak sayabiliriz.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;KADINLAR ŞİDDET UYGULAYAN KOCALARINI DIŞARIDA, &#8216;MELEK’ OLARAK TANIMLIYOR&#8221;</strong></p>
<p>Şiddetin kontrol amaçlı ve ego tatmini için yapıldığını savunan Ayşe Yanık Knudsen, &#8220;Ne yazık ki insanın eğitim düzeyi, sosyal statüsü, ekonomik seviyesi ve daha başka etmenler bu tipteki davranışları önlemeye yetmiyor. Çeşitli kaynaklar şiddet uygulayan erkeklerin hepsini “normal, bildik, tanıdık biçimde davranan erkekler” olarak tanımlıyor. Çoğunlukla kadınlar şiddet uygulayan kocalarını ‘dışarıda melek’ olarak tanımlıyorlar.&#8221; ifadelerini kullanıyor.</p>
<p>Eşleri veya karşı cinsten her hangi biri tarafından şiddete uğrayan kadınların ruhsal açıdan sorunlar yaşadığına dikkat çeken Psikolog Ayşe Yanık Knudsen, sözlerini şöyle tamamlıyor: &#8220;Şiddete uğrayan kadınlarda, had safhada korku, ürkeklik, sessizlik ve çekingenlik, uykusuzluk, bitkinlik, seslere karşı aşırı tepki, baş dönmesi, ayakta duramama, unutkanlık, irkilme, çarpıntı, öfke patlamaları, aşırı yorgunluk, umutsuzluk, sık sık ağlama krizleri, yalnızlık hissine kapılma, hayata, kendine karşı güvensizlik ve ümitsizlik görüyoruz.</p>
<p>Sağlıklı bir ilişkide ne fiziksel, ne de sözel şiddetin yeri yoktur. Eğer eşinizde ya da erkek arkadaşınızda, bu davranış bozuklukları varsa, ses çıkarmamayı değil, çözüm üretmeyi seçmelisiniz. Eğer eşinizin nasıl oluyor da size böyle davrandığı konusunda kafanız karışıyorsa, bunun cevabı aslında siz sevgi bazlı bir ilişki yaşamaya çalışıyor olsanız da kontrol bazlı bir ilişki yaşadığınız gerçeğidir. Ruhsal şiddette bulunan taraf kendi değersizliği ile ilgili duyguları ile boğuşmaktadır ve ilişkinizi sizin üzerinizden kişisel bir güç hissi yaratmak için kullanmaktadır.</p>
<p>Korku sevgi odaklı bir ilişkinin parçası değildir. Eğer bu tarz bir ilişki yaşıyorsanız veya böyle bir ilişkinin içinden çıktıysanız mutlaka ruhsal şiddetin üstesinden gelme konusunda uzmanlaşmış bir kişiden veya programdan yardım alabilirsiniz. Bu şekilde yeniden kendinizi güçlü hissetmeyi, kendinize inanmayı ve gerçekten istediğiniz hayatı ve ilişkiyi yaşamayı seçebilirsiniz.&#8221;</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlardunyasi.com/kadin-haklari/kadinlar-psikolojik-siddet-de-goruyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sevgililer gününde çok güzel olmak istemez misiniz?</title>
		<link>http://www.kadinlardunyasi.com/makyaj/sevgililer-gununde-cok-guzel-olmak-istemez-misiniz/</link>
		<comments>http://www.kadinlardunyasi.com/makyaj/sevgililer-gununde-cok-guzel-olmak-istemez-misiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2012 12:08:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makyaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgililer gününde çok güzel olmak istemez misiniz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlardunyasi.com/?p=1244</guid>
		<description><![CDATA[Sevgililer Gününe geri sayım devam ederken, biraz daha güzelleşemeye ne dersiniz? Sevgililer Gününe geri sayım devam ederken, biraz daha güzelleşemeye ne dersiniz? Üstelik unutmayın, bu özel günde çok özel teklifler alabilirsiniz. Transmed Saç &#38; Kozmetik Cerrahi Kliniğinden Op. Dr. Ali Dursun Kan, cilt ve saç güzelliğiniz için hızlı sonuç veren tedavilerden şunları öneriyor: MezoShine: Dolgu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgililer Gününe geri sayım devam ederken, biraz daha güzelleşemeye ne dersiniz?<span id="more-1244"></span><div class="more"></div><br />
Sevgililer Gününe geri sayım devam ederken, biraz daha güzelleşemeye ne dersiniz? Üstelik unutmayın, bu özel günde çok özel teklifler alabilirsiniz. Transmed Saç &amp; Kozmetik Cerrahi Kliniğinden Op. Dr. Ali Dursun Kan, cilt ve saç güzelliğiniz için hızlı sonuç veren tedavilerden şunları öneriyor:</p>
<p><strong>MezoShine: Dolgu ve mezoterapi bir arada</strong><br />
Transmed yeni MezoShine tedavisi ile sağlıkla parlayan, etkin şekilde nemlendirilmiş ve yenilenmiş bir cilt sunuyor. Dolgu ve mezoterapi işlemlerini birleştiren uygulama, cilt hücrelerinin yenilenmesi ve yapılanması ile birlikte cildin ışığı yansıtma potansiyelini artırıyor. 20li yaşların sonundan itibaren hem kadınlara hem erkeklere uygulanabilen MezoShine, tek bir seanstan sonra bile etkisini gösteriyor. Tedaviden en iyi sonuçları almak için üç hafta aralıklarla üç seans uygulanması öneriliyor. Ortalama üç seans sonrasında cilt görünümü daha sıkı, pürüzsüz, nemli ve ışıltılı bir hal alıyor. Tedavi sosyal yaşamdan ödün vermeyi gerektirmiyor.</p>
<p><!--banner_300x250--><strong>I-Light Med ışığının doğal gücüyle gencecik bir cilt</strong><br />
Tamamen doğal LED ışınlarının kombinasyonuyla etki gösteren I-Light tedavisi ile agresif metodlara başvurmadan cilt yenileniyor. I-Light Med, uygulamaya başladığınız andan itibaren gözle görülebilir sonuçlar sunuyor.</p>
<p><strong>Hair Detox ile daha hızlı uzayan sağlıkla ışıldayan saçlar</strong><br />
Hair Detox, saçlı deriyi temizleyerek saça parlaklık ve canlılık kazandırıyor, boyatma nedeniyle oluşan matlık, kuruluk ve dökülme gibi şikayetlerini gideriyor. Saçları tekrar ışıl ışıl ve canlı görüntüsüne kavuşturuyor. Kepeklenme ve bir tür egzema olan seboreik dermatit nedeniyle oluşan şiddetli kaşıntı, kızarıklık ve kabartı durumlarında deriyi rahatlatıp ve yatıştırıyor.</p>
<p><strong><br />
</strong></p>
<div class="etiketler"></div>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlardunyasi.com/makyaj/sevgililer-gununde-cok-guzel-olmak-istemez-misiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadınların kırışıklarına botoks mucizesi</title>
		<link>http://www.kadinlardunyasi.com/estetik/kadinlarin-kirisiklarina-botoks-mucizesi/</link>
		<comments>http://www.kadinlardunyasi.com/estetik/kadinlarin-kirisiklarina-botoks-mucizesi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2012 12:06:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Estetik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınların kırışıklarına botoks mucizesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlardunyasi.com/?p=1171</guid>
		<description><![CDATA[Bayanlar, Kırışıklık bayanların kendilerinde bulunmasını istemediği bir yaşlanma belirtisidir. Bu sorun sebebiyle senelerdir, kadınlar çeşitli cerrahi yöntemler ile acı çekmeye mahkûm edilmiş durumdaydı. Fakat botoks uygulaması sayesinde bu mahkûmiyetlerinden kurtuldular. Botoks dünyamızda kadınlar tarafından en çok tercih edilen estetik uygulaması haline gelen bir yöntemdir. Hem maliyeti, hem hızlı sonuç vermesi, hem de uygulama sırasında daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bayanlar, Kırışıklık bayanların kendilerinde bulunmasını istemediği bir yaşlanma belirtisidir.<span id="more-1171"></span><div class="more"></div></p>
<p>Bu sorun sebebiyle senelerdir, kadınlar çeşitli cerrahi yöntemler ile acı çekmeye mahkûm edilmiş durumdaydı. Fakat botoks uygulaması sayesinde bu mahkûmiyetlerinden kurtuldular.</p>
<p>Botoks dünyamızda kadınlar tarafından en çok tercih edilen estetik uygulaması haline gelen bir yöntemdir. Hem maliyeti, hem hızlı sonuç vermesi, hem de uygulama sırasında daha az acı hissedildiği için bu kadar popüler olmuştur.</p>
<p>Bu uygulama sırasında kırışıklık, buna neden olan kasın, hareketsiz hale getirilmesi ile yok edilmektedir. Botoks ile anında sonuç alınır. Özellikle göz ve alın çevresinde ki kırışıklıklar için kullanılmaktadır. Bunun dışında dudak çevresi ve yanaklarda da kullanılabilir. Uygulama sırasında kırışıklık olan bölgeye enjeksiyon uygulanır. Uygulama yapılırken yapan kişinin uzmanlığı, yapılan ortam ile kullanılan malzemelerin hijyeni çok önemlidir. Botoks uygulatmak isteyen kadınların buna önem göstermesi tavsiye edilir.</p>
<p>&nbsp;</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlardunyasi.com/estetik/kadinlarin-kirisiklarina-botoks-mucizesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklere, bir yaşından önce verilmeyecek gıdalar</title>
		<link>http://www.kadinlardunyasi.com/anne-cocuk/bebeklere-bir-yasindan-once-verilmeyecek-gidalar/</link>
		<comments>http://www.kadinlardunyasi.com/anne-cocuk/bebeklere-bir-yasindan-once-verilmeyecek-gidalar/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2012 12:03:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne & Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeklere]]></category>
		<category><![CDATA[bir yaşından önce verilmeyecek gıdalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlardunyasi.com/?p=1278</guid>
		<description><![CDATA[Bayanlar, Bebeklere bir yaşından önce bazı gıdalar verilmemeli.Onlar şunlar: Bal: Kabızlık, emme ve yutma güçlüğü, solunum durması, kas zayıflığı gibi belirtilerle ortaya çıkan ve ölüme neden olabilen botulizm hastalığına yol açabiliyor. Yumurta akı: Alerjiye neden olabiliyor. İnek sütü: Alerji, kabızlık ve demir eksikliğine yol açabiliyor. Kakao, çikolata ve çilek: Alerjik reaksiyon oluşturabiliyor. Şarküteri ürünleri: Aşırı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bayanlar, Bebeklere bir yaşından önce bazı gıdalar verilmemeli.Onlar şunlar:<span id="more-1278"></span><div class="more"></div></p>
<p><strong>Bal:</strong> Kabızlık, emme ve yutma güçlüğü, solunum durması, kas zayıflığı gibi belirtilerle ortaya çıkan ve ölüme neden olabilen botulizm hastalığına yol açabiliyor.</p>
<p><strong>Yumurta akı:</strong> Alerjiye neden olabiliyor.</p>
<p><strong>İnek sütü:</strong> Alerji, kabızlık ve demir eksikliğine yol açabiliyor.</p>
<p><strong>Kakao, çikolata ve çilek:</strong> Alerjik reaksiyon oluşturabiliyor.</p>
<p><strong>Şarküteri ürünleri:</strong> Aşırı tuz ve nitrat içerdikleri için kalp damar ve böbrek hastalıklarına zemin hazırlayabiliyor.</p>
<p><strong>Kuruyemiş gibi sert taneli ürünler:</strong> Nefes borusuna kaçma riski var.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlardunyasi.com/anne-cocuk/bebeklere-bir-yasindan-once-verilmeyecek-gidalar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Adet düzensizliğinde ne yapılmalı?</title>
		<link>http://www.kadinlardunyasi.com/kadin-dogum/adet-duzensizliginde-ne-yapilmali/</link>
		<comments>http://www.kadinlardunyasi.com/kadin-dogum/adet-duzensizliginde-ne-yapilmali/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2012 12:02:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[adet düzensizliği hakkında bilinmesi gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[Adet düzensizliğinde ne yapılmalı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlardunyasi.com/?p=1280</guid>
		<description><![CDATA[Bayanlar, Adet düzensizliği kadınlar için önemli bir rahatsızlıktır. İhmal edilmemesi gereken bu rahatsızlık ileride daha başka sorunlar ortaya çıkarabilir. İşte adet düzensizliğinde bilinmesi gerekenler… Halk arasında aybaşı olarak bilinen bu hadise, ergenlik çağına ulaşan her genç kızda görülmektedir. İki adet arası yaklaşık 28 ila 30 gündür. Bu süre daha uzun veya daha kısa da olabilmektedir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bayanlar, Adet düzensizliği kadınlar için önemli bir rahatsızlıktır. İhmal edilmemesi gereken bu rahatsızlık ileride daha başka sorunlar ortaya çıkarabilir. İşte adet düzensizliğinde bilinmesi gerekenler…<span id="more-1280"></span><div class="more"></div></p>
<p>Halk arasında aybaşı olarak bilinen bu hadise, ergenlik çağına ulaşan her genç kızda görülmektedir. İki adet arası yaklaşık 28 ila 30 gündür. Bu süre daha uzun veya daha kısa da olabilmektedir. Bu süre doktorlar tarafından normal sayılmaktadır. Adetler arasındaki süre, bir kadının hayatında defalarca değişir.</p>
<p>Bu değişikliklere sağlık bozukluğu sebep olduğu gibi, çok çalışmak, çevre kirliliği, stres gibi birçok faktörde etkilemektedir. İşte adet tarihinde bu gibi sebeplerden dolayı meydana gelen aksaklıklara adet düzensizliği denilmektedir.</p>
<p><strong>Adet düzensizliğinde kanamaların ortaya çıkış zamanları:</strong></p>
<p>Adet düzensizliğinde kanamaların önemi oldukça büyüktür. Adetlerde hiçbir düzen yoksa aşırı oluyor veya az kanama görülüyorsa adet düzensizliği olarak değerlendirilir. 7 günden az 1 günden kısa süren adetler de kadınlar için düzensiz adet görme şeklinde nitelendirilir. Kansızlık olan kadınlarda bu tip vakalar sıkça görülmektedir. Çeşitli enfeksiyonlar veya hormonal nedenlere de bağlıdır. Sezaryen yapan kadınlarda ve de kürtaj sonrasında da ortaya çıkabilmektedir.</p>
<p><strong>Adet düzensizliği görüldüğünde ne yapılmalıdır?</strong></p>
<p>Adet düzensizliği olan kadın hemen vakit kaybetmeden bir kadın doğum hekimine başvurmalıdır. Böylece adet düzensizliğinin neden kaynaklandığının araştırıp gerekli tedavinin yapılması sağlanır.</p>
<p><strong>Doktora başvurulacak durumlar:</strong></p>
<p>- Adetler 9 yaşından daha önce başlamışsa</p>
<p>- Adet kanamaları 21 günden az veya 35 günden daha uzun aralıklarla oluyorsa</p>
<p>- Adet kanamaları 7 günden uzun veya 1 günden kısa sürüyor ise</p>
<p>- İki adet arasında kanamalar veya lekelenmeler var ise</p>
<p>- Adet kanamaları aşırı miktarda oluyorsa</p>
<p>&nbsp;</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlardunyasi.com/kadin-dogum/adet-duzensizliginde-ne-yapilmali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vahim ve çılgın bir moda</title>
		<link>http://www.kadinlardunyasi.com/saglik/vahim-ve-cilgin-bir-moda/</link>
		<comments>http://www.kadinlardunyasi.com/saglik/vahim-ve-cilgin-bir-moda/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2012 12:00:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Vahim ve çılgın bir moda]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlardunyasi.com/?p=1291</guid>
		<description><![CDATA[Çinlilerin binlerce yıl kadınların ayaklarını küçültmeye yönelik uyguladığı sıkı bağlar ciddi sakatlıklara yol açmıştı. Ayak sağlığıyla ilgili uzmanlar, 21&#8242;inci yüzyılın ayak bağlama, sıkma yönteminin ise sivri burunlu ve yüksek topuklu ayakkabılar olduğunu söylüyor. Hatta bu zor ayakkabılar için &#8216;Chinese foot binding&#8217; deyiminden esinlenerek, &#8216;western foot binding&#8217; deniyor. Yüksek topuk giymeyi deneyen her kadın bilir ki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çinlilerin binlerce yıl kadınların ayaklarını küçültmeye yönelik uyguladığı sıkı bağlar ciddi sakatlıklara yol açmıştı.<span id="more-1291"></span><div class="more"></div><br />
Ayak sağlığıyla ilgili uzmanlar, 21&#8242;inci yüzyılın ayak bağlama, sıkma yönteminin ise sivri burunlu ve yüksek topuklu ayakkabılar olduğunu söylüyor. Hatta bu zor ayakkabılar için &#8216;Chinese foot binding&#8217; deyiminden esinlenerek, &#8216;western foot binding&#8217; deniyor.</p>
<p>Yüksek topuk giymeyi deneyen her kadın bilir ki asla rahat değildir. Ama büyülü bir etkisi vardır. Boyu yükseltir, popoyu kaldırır, bedeni dikleştirir, üzerinde durmayı başaranları küçük adımlarla yürütür. Özetle daha kadın hissettirir.<br />
Ayak cerrahisi üzerine uzmanlaşan Prof. Dr. Tanıl Esemenli ise pekçok kadından farklı düşünüyor. Ve insanoğlunun kendine yaptığı en büyük kötülüklerden birinin aslında ayakkabıyı icat etmek olduğunu söylüyor. Ayakkabıların ilk fonksiyonu ayakları korumaya yönelikti kuşkusuz. Ancak daha sonra moda gibi kaygılar bu fonksiyonu gölgede bıraktı. Ayakkabıların birinci görevi şıklık oldu. Prof. Dr. Esemenli, &#8220;Ayakları tehlikelerden koruyan ayakkabılar modaya kurban edildi. Vücudumuzda ayaklarımız kadar sert bir kalıp içinde, uzun saatler boyunca tutulan herhangi bir bölge yok. Bu nedenle normalde ayakkabıların ayağın anatomik yapısına çok uyumlu olması gerekir. Ancak tarihsel gelişimi içinde ayakkabılar bu amacından giderek uzaklaşıp, bizzat ayağı tehdit eder hale geldi&#8221; diyor.<br />
<strong></strong><br />
<strong>BEŞİNCİ PARMAĞI KESME MODASI: VAHİM VE ÇILGIN BİR DURUM</strong></p>
<p>Bütün vücut ağırlığını taşıyan tek bölge olan ayakkabıların işi zaten zor. Üçgen burunla, yüksek topuk giyerek bu görevi hepten zorlaştırıyoruz. Birçoğumuzun öne sürdüğü gibi platformlu ayakkabılar daha rahat ve sağlıklı değil. &#8220;Günümüz modası ayakkabılar, ayak bileği burkulmaları, vuruklar, nasır, çekiç parmak dediğimiz parmak bükülmeleri, halluks valgus (ayak başparmak çıkıntısı), asil kısalması, sinir sıkışması gibi ayak sorunlarına neden olabiliyor&#8221; diyor.</p>
<p>Bizde yaptıran var mı bilmiyorum ama özellikle ABD&#8217;de sivri burunlu ayakkabı giymek uğruna beşinci parmağını kestiren, parmaklarını daraltan, yüksek topukla ağrı hissetmemek için topuğuna botoks yaptıranların sayısı giderek artıyor. Esemenli, &#8220;Bu gerçekten çok vahim bir durum. Yapılan filmler, diziler, reklamlar, trendsetter&#8217;lar özellikle gençleri kötü etkiliyor&#8221; diyor.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlardunyasi.com/saglik/vahim-ve-cilgin-bir-moda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Başka türlü bir A.Ş.K.</title>
		<link>http://www.kadinlardunyasi.com/saglik/baska-turlu-bir-a-s-k/</link>
		<comments>http://www.kadinlardunyasi.com/saglik/baska-turlu-bir-a-s-k/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2012 11:59:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Başka türlü bir AŞK]]></category>
		<category><![CDATA[IBS]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlardunyasi.com/?p=1293</guid>
		<description><![CDATA[Kısa adı IBS olan irritabıl bağırsak sendromu zamane hastalıklarından biri. Çoğunluğu genç ve orta yaşta olan her yüz kişiden 20&#8242;si IBS nedeniyle sıkıntı yaşıyor. Kadınlarda erkeklere göre daha sık görülen hastalıklardan olan IBS hayati bir tehlike yaratmıyor ancak yaşam kalitesini bozuyor. IBS şişkinlik, gaz ve dışkılama bozukluğu, karın bölgesinde huzursuzluk hissi ve karın ağrısı gibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kısa adı IBS olan irritabıl bağırsak sendromu zamane hastalıklarından biri. Çoğunluğu genç ve orta yaşta olan her yüz kişiden 20&#8242;si IBS nedeniyle sıkıntı yaşıyor. Kadınlarda erkeklere göre daha sık görülen hastalıklardan olan IBS hayati bir tehlike yaratmıyor ancak yaşam kalitesini bozuyor.<span id="more-1293"></span><div class="more"></div><br />
IBS şişkinlik, gaz ve dışkılama bozukluğu, karın bölgesinde huzursuzluk hissi ve karın ağrısı gibi belirtiler gösteriyor. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Gastroentereloji uzmanı Prof. Dr. Cengiz Pata, hastalığın kod adının &#8220;A.Ş.K.&#8221; olduğunu söylüyor. Çünkü sendromu en iyi anlatan üç belirti, ağrı, şişkinlik, kabızlık, kısacası A.Ş.K.<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>STRES ARTTIKÇA, IBS ALEVLENİYOR</strong><br />
&#8220;Psikiyatrik bir hastalık&#8221; değil. Fakat bazı psikolojik ve psikososyal faktörlerin tetikleyici olduğu düşünülüyor. Prof. Dr. Pata, &#8220;Günlük stres arttıkça, hastalık karşımıza daha sık çıkıyor. Bazen hastalar son derece keyifli oldukları, tatillerde dahi IBS&#8217;den çekebiliyor. Hastaların büyük çoğunluğu stresin belirtileri tetiklediğinden bahseder&#8221; diyor. Depresyon-anksiyete, somatoform bozukluk (fiziksel neden olmadan hastalık belirtileri ortaya çıkması), yaşam stresinin de etkili olduğu biliniyor. Ayrıca göç eden toplumlarda, fiziksel veya seksüel suistimale uğrayanlar da yine daha sık görülüyor. Yaşam boyu farklı zamanlarda etkili olan başka psikolojik stresler etkili olabiliyor. Eşle geçimsizlik, okulda veya işte sorun yaşamak gibi. Bunlar gerginlik, anksiyeteye yol açıyor.<br />
Prof. Dr. Pata, IBS&#8217;lilerin  beyindeki ağrı algılama merkezlerinin daha çok çalıştığını söylüyor. Ağrı eşikleri daha düşük. Ayrıca bu kişiler, bağırsaklardaki gaza daha hassas. Başkasında ağrı yapmayan gaz, bunlarda ciddi sıkıntı yaratıyor.<br />
Sorunun kadınlarda daha sık görülmesi iki nedene bağlanıyor. İlki kadınların ağrı algısı daha fazla. İkinci suçlu progesteron hormonu. Nitekim yumurtlama dönemlerinde kadınların IBS şikayetleri artıyor.<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>TEK İLAÇ YETMEYEBİLİR</strong></p>
<p>Nedeni ve mekanizması tam olarak bilinmediği için çok etkili ve kesin tedavisi henüz bulunmuyor. Tedavide esas, kişiyi rahatsız eden bulguların kontrol altına alınması. Bunun için şikayetleri tetikleyen sebepler araştırılıp bunlardan uzak kalınması öneriliyor. Şikayetin türüne göre bağırsak spazm gidericiler, gaz azaltıcı ilaçlar, ağrı kesiciler, antidepresan tedaviler, dışkıyı yumuşatıcı ilaçlar ve yaşam tarzında yapılan değişiklikler kişiye özel olarak düzenlenen tedavide önemli bir yere sahip.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlardunyasi.com/saglik/baska-turlu-bir-a-s-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Domuz gribi geri döndü</title>
		<link>http://www.kadinlardunyasi.com/saglik/domuz-gribi-geri-dondu/</link>
		<comments>http://www.kadinlardunyasi.com/saglik/domuz-gribi-geri-dondu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2012 11:58:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[domuz gribi]]></category>
		<category><![CDATA[domuz gribi aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[Domuz gribi geri döndü]]></category>
		<category><![CDATA[domuz gribi tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlardunyasi.com/?p=1296</guid>
		<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, iki yıl önce 17 bin kişinin ölümüne neden olan H1N1 domuz gribi virüsüne Türkiyede bu yıl da rastlandığını açıkladı. Bakanlık, bu durumun endişeye yol açmaması gerektiğini çünkü artık domuz gribinin mevsimsel gripten farkı kalmadığını belirtti. Soğuk kış aylarıyla birlikte H1N1 Domuz gribi yeniden görülmeye başlandı. 2009 ile 2010 arasında tüm dünyada 17 bin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, iki yıl önce 17 bin kişinin ölümüne neden olan H1N1 domuz gribi virüsüne Türkiyede bu yıl da rastlandığını açıkladı.<span id="more-1296"></span><div class="more"></div><br />
Bakanlık, bu durumun endişeye yol açmaması gerektiğini çünkü artık domuz gribinin mevsimsel gripten farkı kalmadığını belirtti.<br />
Soğuk kış aylarıyla birlikte H1N1 Domuz gribi yeniden görülmeye başlandı. 2009 ile 2010 arasında tüm dünyada 17 bin kişinin ölümüne yol açan H1N1 virüsüne Türkiyede rastlandığı açıklandı.<br />
Vatan gazetesinde yer alan habere göre, Sağlık Bakanlığı Bağışıklama Kurulu Başkanı Mehmet Ali Torunoğlu, H3N2v virüsünün Türkiyede yayılma riski ile ilgili şunları söyledi: Normal grip hastalığını izleyen bir sistemimiz var, 17 ilden numune alıp sürekli izliyoruz. Aralarında halk arasında domuz gribi de denilen ve 2009da görülen H1N1 virüsü de çıkıyor, ama bunu artık mevsimsel grip olarak yaşıyoruz. Pandemi dediğimiz durum yok. Aşı içeriğiyle örtüşüyor. Şu an dolaşımda olan 100ün üzerinde virüs var ve tüm bunlar aşılarda var dedi.<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>YENİ VİRÜS KORKUTUYOR<br />
</strong>H1N1in kontrol altına alındığını ve buna karşı gerekli aşıların geliştirildiğini söyleyen Torunoğlu, ABDde yeni yeni görülen ve 12 kişide görülen H3N3v adlı yeni Domuz gribi virüsüne dikkat çekti. Torunoğlu, Tüm dünya 186 laboratuvarda virüs yayılım ve dolaşımları takip altında, Türkiyede bu sistemin bir parçası, böylece Amerikada lokal görülen H3N2v virüsünü de takipteyiz. Şu an yayılım yok. Bu nedenle ülkemiz için endişe edilecek bir durum şu an için sözkonusu değil dedi.<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>AŞI YAPTIRILMALI<br />
</strong>Pandemi sonrası virüslerin yok olmayacağını söyleyen Torunoğlu, Türkiyede domuz gribinden 656 kişi hayatını kaybetmişti. Bu nedenle risk grupları her zaman dikkatli olmalı. Şu an aşı sezonu geçti ama aşı yaptırmayan risk grupları yine de aşı yaptırsın. Grip mayıs ayı ortalarına kadar sürecek dedi.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlardunyasi.com/saglik/domuz-gribi-geri-dondu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

